"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafın başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili, İstanbul ili, ... ilçesi, .... Mahallesinde bulunan .... parsel sayılı 2.300 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1.150 m2'sinin davacılar murisi ... ve mirasçıları tarafından 1950 yılından beri malik sıfatıyla kullanıldığını, kalan 1.150 m2'sinin de .... tarafından aynı şekilde kullanıldığını, muris ...’ya 1984 yılında 400 m2 miktarlı tapu tahsis belgesi verildiğini, 400 m2 için de ayrıca oğlu..... adına tapu tahsis belgesi verildiğini, davacıların babası muris ...'nın 15.11.1985 tarihinde vefat ettiğini ve taşınmaz üzerinde çocukları ve torunlarının oturmaya devam ederek taşınmazın zilyetliğini devam ettirdiklerini, ancak tapu tahsis belgesine rağmen taşınmazın 21.04.1986 tarihinde Hazine adına tescil edildiğini, bu tarihten sonra da ecrimisil ihbarnamelerindeki tutarların davacılar tarafından ödendiğini, TMK’nın 713. maddesinde belirtilen olağanüstü zamanaşımı yoluyla gayrimenkul iktisabının şartlarının gerçekleşmiş olduğunu ileri sürerek, 1279 parsel sayılı 2.300 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris ... mirasçıları olan davacılar adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli ve 2017/247 Esas, 2019/389 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın hali hazırda tapuya tescil edildiği ve dava sebebine temel oluşturduğu madde kapsamında bir taşınmaz olmadığı, tespit öncesi zilyetliğe dayanılarak açılacak davalar bakımından Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi gereğince hak düşürücü süreninde geçmiş olduğu, diğer yönü ile dosyaya sunulan ecrimisil tahsilatına ilişkin evraklara göre de, davacıların murisinin ecrimisil ödemeleri ve bu yöndeki sözleşmeleri dikkate alınarak malik sıfatı ile kullanımın da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıların murisi ve onun ölümü ile de mirasçıları olan davacıların sürdürdüğü zilyetlik nedeniyle mülk edinme koşullarının oluştuğunu, emsal Yargıtay kararlarına göre kararın hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2020/259 Esas, 2021/1536 Karar sayılı kararıyla, murisin öldüğü 15.11.1985 tarihinde Hazine adına tapu kaydının henüz oluşmamış olmasına, ancak tespit öncesi nedenler bakımından Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin dolduğunun, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımının somut olayda uygulama yeri ve koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına, Hazine adına hükmen tapuya kayıtlı bulunan taşınmazla ilgili ecrimisil ödeyen davacı yanın zilyetliğinin malik sıfatlı kabul edilemeyeceği gibi, Hazine adına tapuya kayıtlı taşınmazın TMK'nın 713/2 maddesinde sayılan hallerle tescile tabi tutulamayacak olmasına, kaldı ki, aynı taşınmazla ilgili davacılar murisi Mustafa'nın daha önce açtığı davadaki feragat beyanının, murisin zilyetliğine eklemeli zilyetlik iddiasında bulunan davacıları da bağlayacak olmasına göre, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf dilekçesindeki taleplerin tekrarı ile ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastrodan önceki nedene ve eklemeli zilyetliğe dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi çalışma alanında bulunan .... parsel sayılı taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden iken 10 sene evvel ... tarafından bahçe haline getirildiği, fakat kazanmayı sağlayacak sürenin henüz dolmadığı belirtilerek 08.08.1959 tarihinde Hazine adına tespit, Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.1985 tarih ve 1981/645 Esas sayılı dosyasının davacısı ...'nın (davacıların murisi) davadan feragati nedeniyle hükmen Hazine adına tescil 21.04.1986 tarihinde tescil edildiği, bilahare taşınmazın imar uygulaması nedeniyle ifraz edildiği, davanın 12.06.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde, “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Bu sürenin hak düşürücü niteliğinde olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile Mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği tartışmasızdır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV/3.) numaralı paragrafında yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinin yerinde olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 13.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.