"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/225 E., 2022/245 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ... köyü çalışma alanında bulunan, dava dilekçesine ekli krokide gösterilen 99.872,25 m2’lik taşınmazın kadastro çalımaları sırasında taşlık olarak tespit harici bırakıldığını, oysa taşınmazı emek ve masraf sarf ederek imar ihya edip yaklaşık 20 yıldır tarım arazisi olarak kullandığını ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Viranşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 2015/110 E. 2016/138 K. sayılı kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle çekişmeli 892 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 28.12.2015 tarihli bilirkişisi raporunda (A) harfi gösterilen 99.872,25 m2'lik kısmın ifraz edilerek davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarihli ve 2016/7709 E. 2019/2071 K. sayılı kararıyla: “...yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi belirlemenin en iyi yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğuna göre, çekişmeli taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları getirtilerek üzerinde uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi eliyle inceleme yapılması gerekirken, tek hava fotoğrafı üzerinde bu konuda uzmanlıkları bulunmayan ziraat ve jeoloji mühendisleri tarafından inceleme yapılmış, harita mühendisi bilirkişisi tarafından hava fotoğrafında taşınmazın yeri işaretlenmekle yetinilmiştir. Bu haliyle hava fotoğraflarından yeterince ve yöntemine uygun şekilde yararlanılmadığı anlaşılmaktadır. Eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilemez...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 895 parsel (kök 892) sayılı taşınmazın 13.04.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 99.872.25 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile bu kısmın bulunduğu parselden ifrazı ile son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp yargılama sırasında ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tapuya tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. 1974 yılında ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazın taşlık olarak tespit harici bırakıldığı, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazı da içine alan 892 (gittisi 895) parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla 27.08.2014 tarihinde ihdasen Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
2. Somut olayda, Mahkemece zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir.
3. Şöyle ki; bozma kararında jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazda imar-ihyanın tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresinin saptanması gerektiği vurgulandığı halde bozma sonrası alınan jeodezi bilirkişi raporunda hava fotoğrafları yıllarına göre ayrı ayrı değerlendirilmediği, yaklaşık 100 dönümlük taşınmazın imar ihya işlemlerine 1984 yılında başlanıp aynı yıl tamamlandığının belirtildiği, diğer yandan 1984, 1992 ve 2002 yıllarına ait tüm hava fotoğraflarının rapora koyu siyah şekilde kopyalandığından denetlenemediği, yine ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporunda da imar ihya hususunda hiç bir değerlendirme yapılmadığı, yetersiz ve soyut bilirkişi raporlarıyla yetinilerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
4. Hal böyle olunca; Mahkemece, mahallinde yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile daha önceki bilirkişilerden farklı seçilecek jeodezi-fotogrametri mühendisi bilirkişi, üç ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, ne şekilde imar-ihya edildiği ve hangi tarihte tamamlandığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı,
5. Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümünün evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden olması nedeniyle imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz bölümleri ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmaz bölümlerinin sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli;
6. Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle hava fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmaz bölümünün niteliğini, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten, hava fotoğraflarının renkli olarak rapora taranması ve yıl yıl değerlendirilmesi suretiyle ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli;
7. Mahalli bilirkişi ve tanık beyanları bilimsel esaslara göre hazırlanmış bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; bundan sonra, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.