"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/331 E., 2022/143 K.
DAVA TARİHİ : 15.05.2013
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve tazminat davasından dolayı Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 15 parsel sayılı taşınmazdaki 14, 17 ve 22 numaralı bağımsız bölümleri dava dışı kuzeni ... ...'un kredi çekebilmesi amacıyla aralarında yaptıkları anlaşma gereği ... ...'un tanıdığı ve iş ortağı olan davalı ...'u vekil kılarak ... ...'un oğlu olan davalı ...'a devrettiğini, davalı ...'un bu devir doğrultusunda babasının ihtiyaç duyduğu krediyi bankadan aldığını, yakın zamanda dava konusu taşınmazların yeniden adına tescili için davalı ... ile dava dışı ...'e başvurmasına rağmen taşınmazları kendisine iade etmeyeceklerini, parasını ödemesi halinde satabileceklerini beyan ettiklerini, temliklerin hile ile sağlandığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde tespit edilecek rayiç değerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ..., dava konusu bağımsız bölümlerin ilk yapıldıkları dönemde henüz kooperatif halinde iken kooperatife ait olan diğer bağımsız bölümlerle birlikte teknik nedenlerle davacı adına tescil edildiğini tasfiyenin neticelenmesinin ardından da gerçek sahiplerine iade edildiğini, kendisine ait olan bölümlerin de davacıdan vekaletname ile devralındığını, davacının o dönemde babası ... ...'un yanında işçi olarak çalışmakta olup daireleri satın alacak maddi gücünün olmadığını, ayrıca dosyada inanç sözleşmesi veya delil başlangıcı niteliğinde belge bulunmadığını, iddianın tanıkla ispatının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ..., o dönemdeki kooperatifin tasfiyesi amacı ile tüm bağımsız bölümlerin davacıya devredildiğini, bunlardan dava konusu edilenlerin davalı ...'e ait olduğunu, vekaletnameyi çekişme konusu bağımsız bölümleri davalı ...'e devir amacı ile aldığını ve aynı amaçla da kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 2013/221 Esas, 2015/345 Karar sayılı ve 26.05.2015 tarihli kararıyla; davacının inançlı işlem iddiasını 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delille kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, vekil Rüstem'in vekalet görevini kötüye kullandığına ilişkin iddia ve bu yönde bir talep bulunmadığı gerekçesiyle her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 2015/13591 Esas, 2018/12332 Karar sayılı ve 13.09.2018 tarihli kararıyla; tarafların göstermiş oldukları tüm delillerin eksiksiz toplanması, dava konusu taşınmazları rehin göstermek suretiyle alınan kredilerin kimin tarafından ödendiğinin saptanması, Osmaniye 1. İcra Müdürlüğü'nün 2002/1775 Esas sayılı icra dosyasının dosya içine alınması, söz konusu belgelerin delil başlangıcı niteliğinde olup olmadığının incelenmesi, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek soruşturmanın tamamlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 2018/331 Esas, 2022/143 Karar sayılı ve 14.06.2022 tarihli kararıyla; davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının taşınmazlarını kredi temin edilebilmesi için davalıya devrettiğini, amacının tamamen iyiniyetli olarak yardım etmek olduğunu, satışın gerçek olmadığını, Osmaniye 1. icra Müdürlüğünün 2002/1775 Esas sayılı dosyasının esas defterini sunduklarını, banka hesap özetleri ve icra dosyası esas defterinden de anlaşılacağı üzere söz konusu kredilerin davacı tarafından ödendiğini, ancak mahkemece bu hususlar göz önüne alınmadan, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İnançları Birleştirme kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye189,15 TL temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.