"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/297 E., 2023/72 K.
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ağrı ili ... ilçesi,... köyü 137 ve 248 nolu parsellerin Hazine adına tescil edildiğini ancak taşınmazların davacı tarafından ev ve bahçe şeklinde kullanıldığını belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.02.2016 tarihli ve 2016/90 Esas, 2016/308 Karar sayılı kararı ile davada kesin hüküm bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.07.2020 tarihli ve 2016/15636 Esas, 2020/2672 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 137 parsele ilişkin hüküm onanmış, 248 parsel hakkında kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece kesin hüküm teşkil ettiği kabul edilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/133 Esas, 2004/184 Karar sayılı dava dosyasında 248 parselin dava konusu olmadığı belirtilerek bu parsel yönünden işin esasına girilerek hüküm verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti sırasında mera olarak tespit edildiği, tapu sicili tahrif edilerek ... adına kayıt ve tescil edildiği, daha sonra ...'na satış yolu ile devredilmiş gibi gösterildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/156 Esas, 2013/411 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın davacının babası olan ... adına olan kaydının yolsuz tescile dayanması nedeni ile iptaline karar verildiği, 248 parselin mera olarak tespit edildiği ve kadimden beri mera olduğu, davacının babasının zilyetliğinin aralıksız olmadığı, davacının kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle mülkiyet hakkını kazanabilmesi için gerekli sürenin geçmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının lehine olan hususlara hiç değinilmediğini, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı ... ailesinin zilyetliğinin kesintisiz ve süresiz olduğunu, taşınmazın mera vasfında olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü, 17 nci, 18 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Kadastro sonucu, Ağrı ili ... ilçesi, ... köyünde bulunan 141 parsel mera olarak tespit edilmiş, tespit komisyon kararı ile 1987 yılında kesinleşmiştir. Temyize konu 248 parsel 2005 yılında 141 parselden ifrazen oluşturulmuş ve aynı yıl mera siciline kaydedilmiştir.
2. Temyizen incelenen nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla davada uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesindeki sebeplerin varlığı halinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın tespiti 1987'de kesinleşen mera parselinde kaldığı ve zilyetlik ile edinilemeyeceği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye 247,70 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
02.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.