Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ : ...

SAYISI : 2023/2104 E., 2023/1717 K.

DAVACILAR : ..., ..., ... vekilleri

Avukat ...

ASLİ MÜDAHİL : ... vasisi ...,... vekilleri

Avukat ...

DAVA TARİHİ : ...

HÜKÜM/KARAR : Ret / Ret (Direnme)

İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/390 E., 2020/158 K.

Taraflar arasında gabin hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2017/390 E., 2020/158 Karar sayılı kararıyla; davanın hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığı, davalı ...’nin davayı kabul ettiği, ancak davalının daha önce açılan ön alım davasına taraf olduğu, kabul beyanına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, asli müdahilin vekalet ücretine ilişkin tavzih talebi ise ek karar ile reddedilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve ek kararın asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/86 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararıyla; davalının kabulünün aleyhine açılan ön alım davasını sonuçsuz bırakma amacıyla yapıldığı, davalının davacılar ile birlikte hareket ederek davanın açılmasını sağladıktan sonra davayı kabul ettiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince kabul beyanına itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asli müdahilin iddiaları yerinde görülerek davanın reddine karar verildiğine göre, harçlandırılan dava değeri üzerinden vekille temsil edilen asli müdahil lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden asıl davanın tarafları olan davacılar ve davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi, karar başlığında da asli müdahil olarak gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, asli müdahilin karar başlığında gösterilmesine, davanın reddine ve asli müdahil lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz üzerine Dairenin 05.04.2023 tarihli 2022/4454 E., 2023/2087 K. sayılı kararıyla, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu, bu nedenle 29.06.2017 tarihli dilekçe ile davalının davayı kabul ettiğini beyan etmesi sonucu davanın sonuçlandığı, müdahil ...'ün davanın kabulünün muvazaalı olduğu yönündeki iddiasının kendisi tarafından açılan ön alım davasında değerlendirilmesi gerektiği, davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi 25.10.2023 tarihli ve 2023/2104 E., 2023/1717 K. sayılı kararı ile; önceki karar gerekçesi tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK’nın 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11.10.2023 tarihli ve 2023/11-617 Esas, 2023/938 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, kesinlik sınırı kamu düzeninden olup bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı, karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınmalıdır. Buradaki “karar” teriminin, gerek İlk Derece Mahkemesinin, gerek Bölge Adliye Mahkemesinin Özel Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararını da kapsayacağı hususunda duraksama bulunmamaktadır.

Dosya içeriğine göre; dava konusu 114 ada 6 parsel sayılı 23.000 m2 miktarlı tarla nitelikli taşınmazın 13/16 payı davacılar adına kayıtlı iken 03.04.2014 tarihinde davalıya satış suretiyle devredildiği, Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/210 E. sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın tamamının 30.06.2017 tarihinde 184.000 TL olduğunun tespit edildiği, eldeki davada davalı adına kayıtlı 13/16 paya isabet eden 149.500 TL üzerinden davacılar tarafından harç ikmal edildiği, belirtilen değerin Bölge Adliye Mahkemesi kararı tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00TL’nin altında kaldığı açıktır.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşılan eldeki dava yönünden davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***