Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/160 E., 2023/439 K.

HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; ... Köyü 328 parselin, öncesinde 273 parsel olarak 28.4.1993 tarih 483 yevmiye numarasıyla hükmen paylı mülkiyet olarak adlarına tescilli iken 01.02.1994 tarihinde yapılan ifraz ve taksim işlemleri sonrasında 328 parsel numarasını aldığını, tapuda yapılan hatalı işlem sonucunda 348/21742 payının yeni oluşan sicil kaydına aktarılmadığını ve paydaşlardan ...'e fazladan pay verildiğini, ...'in payını ...'ya sattığını, ...'nin de taşınmazdaki 278 payı ile ...'ten satın aldığı 650 payı birleştirerek toplam 928 payını 2002 yılında davalı ...'e satış yoluyla temlik ettiğini ileri sürerek davalı adına olan 328/ 21742 payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı; davanın zamanaşımına uğradığını, iyiniyetli olduğunu, taşınmazı tapu siciline güvenerek ve bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 14.06.2011 tarihli ve 2010/243 Esas, 2011/390 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 06.02.2012 tarihli ve 2011/12844 Esas, 2012/859 Karar sayılı kararı ile; yeni oluşan imar parselleri üzerinden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, davalı vekilinin karar düzeltme başvurusu üzerine Dairenin 26.09.2012 tarihli ve 2012/8624 Esas, 2012/10141 Karar sayılı kararı ile, TMK’nın 1023 üncü maddesi uyarınca davalının iyiniyetinin araştırılması, kabule göre de yeni oluşan imar parselleri üzerinden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Dairenin 06.02.2012 tarihli bozma kararının kaldırılması ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemece 03.04.2014 tarihli ve 2013/26 Esas, 2014/221 Karar sayılı kararı ile; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

Dairenin 16.12.2015 tarihli ve 2014/13049 Esas, 2015/14690 Karar sayılı kararı ile bozma ilamında işaret edildiği şekilde soruşturmanın eksiksiz olarak yerine getirilmesi ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği ve bozma gereğinin yerine getirilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemesince İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 31.05.2016 tarihli ve 2016/145 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararı ile; davalının iyiniyetli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

Dairenin 09.12.2019 tarihli ve 2016/14110 Esas, 2019/6366 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazda davacıya ait payın tapu müdürlüğünün hatalı işlemi ile paydaş ...'e aktarıldığı, işlemin yolsuz tescil hükmünde olduğu, ondan satın alan dava dışı ...'nun davacı ile amca çocuğu olduğu, yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken konumunda olduğu, davalının da ara malik ...'nin kardeşi davacının amca çocuğu olduğu, işlemin yolsuz tescil olduğunu bilen veya bilmesi gereken konumunda olup TMK’nın 1023 üncü maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, yeni oluşan imar parselleri de gözetilerek davacılardan davalıya intikal eden pay da belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemesince Üçüncü Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin başvurusu üzerine Mahkemenin 08.11.2023 tarihli ek kararı ile HMK’nın 305/A maddesi uyarınca hakkında hüküm kurulmayan 307 ada 26 parsel yönünden de hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının tapuya güvenerek taşınmazı satın aldığını, ara malikin borcu nedeniyle taşınmazın icra yoluyla satışa çıkarıldığını, satıştan bir kaç gün önce davacının ...'nin borcunu ödeyerek taşınmazı satın aldığını, kardeşlerin taşınmazlardaki paylarının aynı olduğunu, dayıları ile aralarında husumet bulunduğunu, 1994 yılında payda hata yapıldığını bilecek durumda olmadığını, babasından gelen pay nedeniyle taşınmazda paydaş olduğunu, imar sonrası payda hata yapıldığının öğrenildiğini, kötü niyetin ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yolsuz tescil hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705 inci, 1023 ve 1024 üncü maddeleri

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 6.108,45 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***