"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1166 E., 2023/842 K.
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/401 E., 2021/152 K.
Taraflar arasındaki mera kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, ... köyü 118 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında bir kısmının müvekkili adına tespiti yapılması gerekirken tamamının mera olarak tespitinin yapıldığını, dava konusu taşınmazın müvekkiline taksim sonucu kaldığını, müvekkilinin ve evveliyatında miras bırakanlarının zilyetliğinin eklemeli zilyetlikle nizasız ve fasılasız 90-100 yıldır devam ettiğini ileri sürerek taşınmazın bir kısmının mera vasfıyla yapılan tespitin iptali ile müvekkilli adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuş ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça dava konusu taşınmazın miras taksimi sonucunda intikal edildiğinin iddia edildiği, mahalli bilirkişi beyanlarında açıkça miras taksimi yapılmadığının belirtildiği, taşınmazın terekeye dahil olduğu ve elbirliği halinde mülkiyet hükümlerinin uygulanması ve tüm mirasçıların birlikte hareket etmek suretiyle tasarruf işleminde bulunması gerektiği, müstakil bir hakkın varlığının ispat edilemediği belirlenerek davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazı nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, mahalli bilirkişilerin keşifte yanılgıya düşerek dava konusu taşınmazın bütün çocukları tarafından kullanıldığını beyan ettiklerini, dava konusunun elbirliği mülkiyeti olarak değerlendirildiğini ve davanın reddedildiğini, böyle olsa bile Mahkemece müvekkilinin hisse oranının belirlenerek tapuya tescilinin yapılması gerektiğini, açılan davada eksiklikler bulunması halinde kendilerine bu eksikliklerin giderilmesi hususunda Mahkemece süre verilmesi gerektiğini, mahalli bilirkişilerin aynı zamanda davalı yerin bulunduğu köyün tutanak bilirkişileri olduğunu, komşu köyden kimsenin dinlenmediğini, Mahkemece hiçbir araştırma yapılmadığını, mahalli bilirkişilerin eksik ve gerçeği yansıtmayan beyanda bulunduklarını, ayrıca müvekkilin annesi ve müvekkilin diğer kardeşlerini dava konusu yerin taksim sonucunda davacıya kaldığına dair dilekçe verdiklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararından sonra bir kısım mirasçılar tarafından muvafakatname manasına gelecek beyan dilekçeleri sunulduğu, yargılama sırasında sunulmayan dilekçelerin yargılama sonlandırılıp nihai karar verildikten sonra değerlendirilmesinin mümkün olmadığı İlk Derece Mahkemesi tarafından, davacı ve kardeşlerine miras kaldığı anlaşılan dava konusu taşınmazın davacı adına tescili istemiyle açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı mera kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı ve 702 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.