Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/687 E., 2019/81 K.

HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 22.06.2015 tarihli 2014/21663 Esas 2015/8784 Karar sayılı kararı ile esastan bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, ... ili merkez ilçesi Bahçecik köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 147 ada 35 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, ancak taşınmazın toprak tevzi komisyonu çalışmaları öncesinde davacının mirasbırakanı babasının kulanımında olduğunu, babasından davacının satın aldığını ve taşınmaza uzun süre zilyet olduklarını ileri sürerek irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptaline ve davacı adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2013 tarih ve 2002/1009 Esas 2013/647 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.06.2015 tarih ve 2014/21663 Esas 2015/8784 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme ve uygulama yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2019 tarih ve 2015/687 Esas 2019/81 Karar sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazın davacıdan önce davacının babası tarafından ekilip biçilmek suretiyle uzun yıllardır tarla olarak kullanıldığı, toprak komisyonu tarafından yapılan çalışmalarda dağıtım amacıyla Hazine adına tapu kaydının oluşturulduğu, zilyetlik süresinin hazine adına oluşturulan tapu kaydının oluşturulma tarihinden en az 20 yıl öncesine dayandığı, davacı lehine dava konusu taşınmaz yönünden olağanüstü kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının oluştuğu, davacının başka taşınmazlar hakkında aynı iddia ile açtığı 1997/174 Esas 2001/775 Karar sayılı davanın kabulüne karar verildiği ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesini'nin 12.03.2022 tarih 2002/1089 Esas 2002/2028 Karar sayılı ilamı ile kararın onandığı, taşınmazların aynı nitelikte olduğu dikkate alındığında onama kararının dosya için delil teşkil ettiği, davacının davasını yasal delillerle ispatladığı gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

D. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

E.Temyiz Nedenleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hazine adına tapuda kayıtlı bir taşınmazın zilyetlikle mülkiyetinin kazanılamayacağını, Mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın yetersiz olduğunu belirterek ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

F. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13, 14, 20 ve 46 ncı maddeleri, 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 6 ncı ve 713/1 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Hemen belirtilmelidir ki; Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur.

Somut olayda; davalı Hazinenin dayandığı ve tespite esas tapu kaydının oluşumuna esas belirtmelik tutanağı, belirtmelik haritası, toprak tevzi haritası, tablendikatif cetveli getirtilmemiş, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince yeterli belgesiz araştırması yapılmamış, tapu kaydı keşifte yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, çekişmeli taşınmaz tespit dayanağı kaydın kapsamında kalmakta ise hangi nedenlerle toprak tevzi çalışmaları sırasında Hazine adına belirtildiği ve Hazine adına tapu oluşturulduğu üzerinde durulmamış, davacı yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı açıkça belirlenmeksizin karar verilmiştir.

Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının oluşumuna esas belirtmelik tutanağı, belirtmelik haritası, toprak tevzi haritası, komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanakları ile Hazine tapusunun tesis tarihli olan 1963 yılından geriye doğru en eski tarihli ve kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edilmeli, ondan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasında seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ile teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogometri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte tespit dayanağı tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eli ile ile uygulanmalı, fen bilirkişisinden tapu kaydının haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek ve zemine çakıştırılarak uygulanmasını ve buna göre tapu kaydının kapsamını gösterir krokili rapor alınmalı, tapu kaydının haritasının fenni sıhhatte uygun olmaması halinde ise sınırları itibariyle uygulanarak tek tek kapsamı kroki de gösterilmeli, belirtmelik tutanağında uygulanan kayıtlar varsı bu kayıtlar da zemine uygulanarak aynı yöntemle kapsamları belirlenmelidir.

Yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, kim tarafından, ne zamandan beri kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmelidir.

Ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın her yönden çekilmiş fotoğraflarını içerir, taşınmazın önceki ve mevcut niteliğini ne kadar süreden beri hangi vasıfla kullanıldığını, varsa üzerindeki bitki örtüsünü, cinsini ve yaşlarını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenmelidir.

Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden ise yukarıda belirtilen tarihlerdeki hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi istenerek, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalıdır.

Belirtilen şekilde yapılan ugyulama sonunda taşınmazın Hazineye ait tapu kaydının kapsamında kalması halinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 inci maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, taşınmazın tamamının ya da bir bölümünün tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde ise davacı yararına tespit tarihinden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalı, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca adına tescil kararı verilecek kişi adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla kazanılabilecek 40/100 dönüm norm sınırına dikkat edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,31.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***