Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; Yerel Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı, çekişme konusu 931 ada 16 parsel sayılı taşınmazın Mahmud-u Evvel Vakfından olduğunu, maliki Kasap Vasil Veledi Mitro'nun firariliğinden dolayı 31/07/1953 tarihinde kadastroca metruken ... adına tespit ve tescilinin yapıldığını, adı geçenin varisleri tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda, 1/3 payının Hazine uhdesinde ipka edilerek, varisleri adına hükmen tescilinin yapıldığını, Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/652 Esas, 1992/154 Karar sayılı kararıyla söz konusu payların kayyımla idare edildiğini ve kayyımlık süresi dolduğundan bahisle Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/173 Esas, 2005/427 Karar sayılı kararıyla Hazine adına 30.11.2006 tarihli 11638 sayılı yevmiye ile 10/15 payın hükmen tescil edildiğini ileri sürerek, davalı adına olan 10/15 payın iptali ile Vakfı adına tescile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, 5737 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Bozma Kararı

Dairenin 13/02/2019 tarihli 2019/205 Esas, 2019/913 Karar sayılı kararıyla; “...öncelikle tescile ilişkin dosyanın temini, kayıt maliklerinin mirasçılarının kimliğinin tespitine ilişkin başkaca bilgi ve belge bulunup bulunmadığının sorulması, getirtilecek belgelerdeki verilerden yararlanmak suretiyle kayıt maliklerinin mirasçılarının bulunup bulunmadığının Nüfus Müdürlüğünden araştırılması ve 5737 sayılı Yasa'nın 17. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

3. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 17/09/2021 tarihli ve 2020/236 E., 2021/311 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın gerçek malikinin mutasarrıflar olmayıp vakfı olduğu, mutasarrıflar mirasçı bırakmadan gaip olduklarına göre taşınmazın vakfına dönmesi gerektiği, Hazine adına yapılan tescilin dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Hazine adına olan 10/15 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile Vakıf adına tesciline karar verilmiştir.

4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

5. Temyiz Nedenleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece vakfın muteber bir vakıf olup olmadığı araştırılmadan karar verildiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

6. Gerekçe

6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 5737 sayılı Yasa’nın 17.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

6.2. İlgili Hukuk

5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun ''Taşınmazların vakfına dönmesi'' başlıklı 17. maddesinde ''Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.'' hükmü düzenlenmiştir.

6.3. Değerlendirme

6.3.1. Hükmüne uyulan ve (IV/2.) numaralı paragrafta belirtilen bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak, (IV/3.) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

V. SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gereklerine uygun olan hükmün HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***