Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/863 E., 2022/1459 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/308 E., 2021/710 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Giresun ili, ... ilçesi, ... köyü 313 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 2009 yılında yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edildiğini, davalı tarafın davacının köyde bulunmadığı sırada gerçekte kendisine ait olmayan ve fiili olarak hiçbir zaman kullanmadığı dava konusu taşınmazı kendi adına kötüniyetli olarak tespit ettirdiğini, ancak dava konusu taşınmazın muris babasından intikal eden ve davacı tarafından nizasız ve fasılasız olarak 50 yıldan uzun bir süredir kullanılan bir taşınmaz olduğunu iddia ederek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı 06.12.1985 yılında 15.000.000 ETL karşılığında satın aldığını, o tarihten beri kendi kullanımında olduğunu, davacının taşınmaz üzerinde hakkı olmadığını belirtip davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tapu iptali isterken taşınmazın babasından kendisine kaldığı, kendisinden önce babasının olduğu, 50 yıldır kendisinin kullandığı vakıalarına dayandığını, dinlenen mahalli bilirkişiler ise dava konusu taşınmazın evveliyatında davacının annesinin babası olan...'den davacının annesi ...'a (...'e) düşen bir yer olduğunu, ardından ...'un bu yeri ve diğer yerleri 1985 tarihli senet ile kardeşleri olan Hasan ..., Abdullah ... ve ...'ün oğlu ...'e devrettiğini, ardından dava konusu taşınmazı davalı ...'ün ekip biçerek kullandığını, davacının dayandığı maddi vakalar ile iddiasını kanıtlayamadığını, ...'un dava konusu taşınmazı da içine alan bir kısım yeri devrettiği dosyada bulunan 06.12.1985 tarihli taşınmaz satış senedi ile sabit olup alıcıların bu senetle birlikte senet konusu taşınmazları hem satın alıp hem de bir kısmının mülkiyetini satan kişiye bırakmalarının hayatın olağan akışına ve genel hayat tecrübelerine aykırı olduğunu gerekçe gösterek davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu yerin müvekkilinin babasından kaldığı iddiasının ortaya çıkarılması bakımından Mahkeme tarafından dava konusu yere ait olan eski tapu kayıtlarının dosyaya celbinin gerektiğini, bu belgelerin dosyaya celbi sonrasında arazinin, müvekkilinin baba tarafı olan Bekiroğulları ailesine ait bir arazi olduğu gerçeğinin ortaya çıkarılacağını, dava konusu yapılan yerin evveliyatında müvekkilinin baba tarafının köyü olan Ketençukur Köyüne ait olup kadastro ile Kuzgun Köyü topraklarına geçtiğini, taraflar arasında uzun yıllar içerisinde tesis olunan akraba ilişkileri ve miras konuları nedeniyle zamanla bu toprakların el değiştirdiğini, Mahkemece davacının annesi davalının ise halası olan ...'un ne zaman vefat ettiğinin sorgulanmadığını, ...'un 2010 yılında vefat ettiğini, kadastro tespitinin ise 2009 yılında yapıldığını, davalının, halası vefat etmeden halasının sağlığında taşınmazı kadastro işlemleri sırasında üzerine tespit ve tescil ettirdiğini, davalının bu tespit sırasında halasına ve çocuklarına haber vermediğini, kötüniyetli olarak halasının yokluğunda taşınmazı üzerine tespit ve tescil ettirdiğini, ayrıca Mahkemece ...'a bırakılan yerin sınırlarının ispat edilemediği yönündeki beyanlarının da hatalı olduğunu, Mahkemenin ret kararına gerekçe yazarken kararın birçok yerinde " öyle olduğu kabul edilse dahi.." şeklinde yazılan cümlelerin de kararın sağlamlığını şüpheli hale getirdiğini, kararın eksik ve hatalı olduğunu belirtip istinaf sonucu kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir durumun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, keşifte alınan tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına, davacının davasını usulünce ispat edememesine ve tüm dosya kapsamına göre Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış ve davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesini tekrar etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15. maddeleri,

Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kadastro sonucunda, Giresun ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 313 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve taksime dayanılarak belgesizden davalı ... adına tespit edildiği, askı ilanlarının 11.08.2009-10.09.2009 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği, taşınmazın halen aynı vasıf ve yüz ölçümüyle tapuda kayıtlı olduğu, eldeki davanın ise on yıllık hak düşürücü süre içerisinde 19.07.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***