"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2433 E., 2024/556 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/ Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/173 E., 2023/116 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili, ... ilçesi, Kıyıköy Beldesi 308 ada 3 parsel sayılı taşınmazda 20-40 yılın üzerinde hayvancılık yaptığını, taşınmazın, kendisine ait tapulu 308 ada 4 ve 8 parsel sayılı taşınmazların ortasında kaldığını, dava konusu tarlada 1984 yılından 2000 yılına kadar hayvancılık işleri ile uğraştığını, sonraki tarihlerde de buğday, arpa ekip biçmek ve otunu almak suretiyle taşınmazı kullandığını, taşınmaz için ecrimisil ödediğini, davalı İdareye defalarca başvurmasına rağmen kendisine satış işleminin yapılmadığını, davalının zilyetlik olgusundan haberdar olduğunu belirterek zilyetliğinin tespiti ile tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşınmazın Hazineye ait olduğunu, kadastro çalışmaları esnasında hazırlanan 08.01.1992 tarihli kadastro tutanağına göre dava konusu taşınmazın ....n oğlu ....adına tespit gördüğünü, tespite itiraz olarak açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/128 Esas sayılı dosyası ile yapılan keşif ve toplanan delillerde davacının zilyetliğine ilişkin herhangi bir emareye rastlanmadığını ve yargılama sonrası davalı Hazine adına tescil edildiğini, kadastro tespitine itiraz açısından 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece keşif yapılarak tüm deliller toplanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazda hayvancılık yapması sebebi ile kendisine 2 adet ceza davası açıldığını, bu davaların kendi zilyetliğini ispat ettiğini, kaldı ki zilyetliğini ispatlar nitelikte şahitler bulunduğunu, ancak Mahkemece dinlenilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza ilişkin tespitin 11.10.1993 tarihinde kesinleştiğine, inceleme konusu davanın ise 19.04.2022 tarihinde açıldığına, bu halde dava niteliği dikkate alındığında Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunun anlaşılmış bulunmasına göre yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı; istinaf aşamasında ileri sürdüğü hususları tekrarla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Dava konusu 308 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 1992 yılında yapılan kadastro çalışmalarında senetsizden dava dışı... adına 08.01.1992 tespit edildiği, tesiptin 11.10.1993 tarihinde kesinleştiği, Hazine'nin 26.04.1996 tarihinde kazandırıcı zamanaşımıyla iktisap şartlarının oluşmadığı iddiasıyla açtığı dava üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/128 Esas ve 1996/411 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, tespit maliki ... adına oluşan tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, hükmün derecattan geçerek 23.06.1997 tarihinde kesinleştiği ve 19.11.2001 tarihinde hükmen Hazine adına tescil edildiği, eldeki davanın ise 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 19.04.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.