"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/98 E., 2023/369 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili; dava konusu 363 ada 20; 462 ada 11; 463 ada 1; 464 ada 1; 562 ada 17; 679 ada 48; 121 ada 1 ve 641 ada 3 parsel sayılı taşınmazların fiili kullanımlarının Milli Eğitim Bakanlığında olduğunu, 6360 sayılı Yasa uyarınca Hazine adına tescili gerekirken davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; 363 ada 20; 462 ada 11; 562 ada 17; 679 ada 48 ve 641 ada 3 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tescil edildiğini, bu parseller yönünden davanın konusuz kaldığını, diğer taşınmazlar yönünden davanın devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazların Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu Başkanlığınca devrine ilişkin kararın idari işlem niteliğinde olduğu, mülkiyete ilişkin bir tartışma söz konusu olmadığı, davaya bakmakla İdari Yargının görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.12.2022 tarihli ve 2022/5058 Esas, 2022/7969 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafın 6360 sayılı Kanun'a dayanarak çekişmeli taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, ancak davalı tarafından devrin gerçekleştirilmediğini iddia ettiği, bir başka ifade ile davalı adına olan kaydın yolsuz olduğunun ileri sürüldüğü, mülkiyet hususunun tartışmaya açılmış olup idari bir işlemin iptalinin dava konusu yapılmadığı gibi idari yargıda tapu iptali - tescil hükmü kurulamayacağına değinilerek tarafların iddiaları ve savunmaları doğrultusunda delillerin toplanması, hükme elverişli olacak nitelikte gerekli araştırma ve incelemenin yapılması ve işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu 121 ada 1, 463 ada 1 ve 464 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne; dava konusu diğer taşınmazlar yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilerek dava açılış tarihi itibariyle davacı Hazinenin dava açmakta haklı olduğu dikkate alınıp dava ikame edildikten sonra Hazineye devredilen taşınmazlar yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen mahkeme kararının diğer yargılama giderleri yönünden usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince;
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ... tarafından 363 ada 20; 462 ada 11; 463 ada 1; 464 ada 1; 562 ada 17; 679 ada 48; 121 ada 1 ve 641 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu iptal-tescil isteğiyle dava açıldığı, ön inceleme duruşma günü olan 05.07.2023 tarihinden önce, 08.06.2023 tarihinde dava konusu 363 ada 20; 462 ada 11; 562 ada 17; 679 ada 48; 641 ada 3 parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından davacı Hazineye devredildiği kayden sabittir.
Bilindiği üzere; AAÜT genel hükümlerin 6. maddesinde; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Yine aynı tarifenin 13/(1) ve (2) hükümlerinde ise;
"(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." denilmiştir.
Somut olaya gelince; Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazların değeri belirlenmiş, davalı ... vekili tarafından verilen 04.12.2023 tarihli bedel artırım talepli dilekçe ile anlaşma kapsamında kalmayan dava konusu 463 ada 1; 464 ada 1; 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dava değerinin raporda belirtilen değerler oranında artırıldığı bildirilmiştir. Buna göre 463 ada 1; 464 ada 1; 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden arttırılan dava değeri toplamı 1.854.038,91 TL olup, bu parseller yönünden davanın kabulüne karar verildiğine göre davacı lehine hükmedilecek nispi vekalet ücretinin de bu değer üzerinden hesaplanması gerekeceği açıktır.
Öte yandan; eldeki davanın 1.000,00 TL değer gösterilerek açıldığı, davacı tarafça davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilen dava konusu 363 ada 20; 462 ada 11; 562 ada 17; 679 ada 48; 641 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dava değerinin arttırılmadığı, bedel artırım talepli dilekçede söz konusu parsellere yer verilmediği, bu durumda dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekle birlikte AAÜT'nin 13/2 düzenlemesi gereği hükmedilecek vekalet ücretinin kabul veya reddedilen (somut olayda dava dilekçesinde gösterilen) miktarı geçemeyeceği; ön inceleme duruşmasından önce 363 ada 20; 462 ada 11; 562 ada 17; 679 ada 48; 641 ada 3 parsellerin davacı ...'ye devredildiği, bu suretle anlaşmazlığın anılan parseller yönünden ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderildiği, buna göre de karar verilmesine yer olmadığına karar verilen bu taşınmazlar bakımından değinilen şekilde davalı taraf lehine belirlenen vekalet ücretinin, AAÜT'nin 6. maddesi de nazara alınarak yarısına hükmedileceği anlaşılmaktadır.
Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "6-Davacı davada vekille temsil olunduğundan, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre; davanın kabulüne karar verilen taşınmazlar yönünden hesaplanan 220.323,11 TL, karar verilmesine yer olmadığına karar verilen taşınmazlar yönünden hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.