"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2683 E., 2023/395 K.
DAVA TARİHİ : 06.02.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/134 E., 2021/465 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine; erkeğin davasının takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı kadın vekili dava ve karşı dava cevap dilekçesinde özetle; erkeğin, müvekkiline sevgi, saygı ve ilgi göstermediğini, özel günlerde ve sosyal ortamlarda müvekkilini yalnız bıraktığını, hiçbir etkinliğe katılmak istemediğini aksine müvekkilinin sosyal bir insan olduğunu, erkeğin, asabi, aşırı kıskanç, şüpheci ve güvensiz davranışları nedeniyle evliliğin müvekkili açısından çekilmez hale geldiğini, sürekli eşine hoş olmayan yakıştırmalarda bulunduğunu, asılsız ve hoş olmayan söylemlerini müvekkilinin ailesinin yanında da dile getirerek müvekkilini ve ailesini yıprattığını, son olarak müvekkiline fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, öldürmekle tehdit ettiğini, son şiddet olayından sonra evden ayrılmak isteyen müvekkiline pusu kurarak apartmanın bodrumunda öldüresiye darp ettiğini, haberleşmesini engellemek için telefonunu kırdığını, müvekkilinin hayatına kast ettiğini iddia ederek; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk yararına aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına yasal faizi ile birlikte 20.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı erkek cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, kadın eşe yönelik şiddet girişiminin olmadığını, boşanmada delil oluşturmak amacıyla iftira attığını ve şikayetçi olduğunu, erkeğin evliliğin üzerine yüklediği sorumlulukları yerine getirdiğini, kadının tutarsız davranışları ve erkek hakkındaki asılsız şikayetleri nedeniyle evliliğin erkek açısından çekilmez hale geldiğini, erkeğe ve ortak çocuğa kötü davrandığını, erkeği çevreye karşı kötülediğini iddia ederek; evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin erkeğe verilmesine, çocuk yararına aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, erkek yararına yasal faizi ile birlikte 15.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini, mal rejiminin tasfiyesi ile kadın adına kayıtlı araç nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte erkeğe ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, erkeğin, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, ayrıca kendisinden boşanması halinde öldürmekle tehdit ettiği, kadının, erkek eşin dilekçelerinde dayanmış olduğu vakıalar yönünden herhangi bir kusurunun ispatlanamadığı, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde erkeğin tam kusurlu olduğu, olayların akışı karşısında kusuru bulunmayan kadının dava açmakta haklı olduğu, boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesinin üstün yararına olacağı, velâyet kendisine verilmeyen eşin çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlü olduğu ve erkek eşin açtığı boşanma davasını takip etmediği gerekçesi ile; kadının davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, erkeğin davasının açılmamış sayılmasına, ortak çocuk Barış ... Keskin' in velâyetinin anneye verilmesine, çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, çocuk yararına ara karar ile hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasına kararın kesinleşmesinden sonra aylık 500,00 TL iştirak nafakası olarak devamına, kadın yararına yasal faizi ile birlikte 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin maddî ve manevî tazminat talebinin reddine, erkeğin mal rejimi tasfiyesine yönelik davanın tefrikine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı erkek istinaf dilekçesinde özetle; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tam kusurlu olduğunu belirterek; kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve aleyhe hükmedilen tazminatlar yönlerinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tam kusurlu olduğu ve kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve aleyhe hükmedilen tazminatlar yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve birliğin devamına imkan vermeyecek bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kusur belirlemesi ve buna bağlı olarak kadın yararına tazminatlara hükmedilmesinin doğru olup olmadığı ve miktarları ile erkeğin tazminat taleplerinin kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 174 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.