"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1323 E., 2023/1449 K.
DAVA TARİHİ : 10.11.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/898 E., 2023/170 K.
Taraflar arasındaki taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın husumet yokluğundan karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait "Güzeloba Mh. 2191. Sk. No:45 B Blok Daire:7 Muratpaşa/ANTALYA" adresinde bulunan taşınmazı eşi ile birlikte kiralayıp aile konutu olarak kullandıklarını, davacının eşinin tarih kısmı boş bırakılmış olan tahliye taahhütnamesi imzaladığını, eşler hakkında icra takibi yapılarak kendilerine taşınmazın tahliyesi için süre verildiğini, aile konutu olarak kiralanan evin kira sözleşmesini eşlerden birinin diğerinin rızası olmadan feshedemeyeceğini ve tahliye taahhüdünün kira sözleşmesinin feshi anlamına geldiğini iddia ederek belirtilen adresteki taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının F. ile birlikte davalının evini kiraladığını, tahliye taahhütnamesi gereği icra takibi başlatıldığını, davacı ve F.'nin takibe itiraz etmediğini ve borcun kesinleştiğini, taşınmazın tahliyesi için süre verilmesi üzerine davacının işbu davayı açtığını, taşınmaza aile konutu şerhi konulabilmesi için eşlerden birinin taşınmazın maliki olması gerektiğini, eldeki davada taşınmazın malikinin davalının eşi N. olduğunu, davacıların dava açmakta hukuki yararı olmadığını, somut olayda eşi F. ile birlikte davacının da kira sözleşmesinin tarafı olduğu için aile konutu şerhi konulması talebinde bulunamayacağını iddia ederek davanın reddine hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinde eşlerin birbirine karşı durumlarının düzenlendiği ve davanın malik olan davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aile konutu olarak kiralanan taşınmazlarda kiracının eşinin rızasını almadan sözleşmeyi feshedemeyeceğini ve davacının talebinin de bu kapsamda haklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddedilmesinin usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 114 üncü, 115 inci ve 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davanın 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinin ancak kararın sonucu itibarıyla doğru olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.