"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1457 E., 2023/1436 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/24 E., 2023/357 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin karşı davasının reddine, kadının asıl davasının kabulü ile boşanma ve fer'îlerine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-davalı kadın vekili dava ile cevaba ve karşı davaya cevap dilekçelerinde; erkeğin, müvekkiline ekonomik, sözlü, psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, müvekkilin önceki evliliğinden olan çocuğuna karşı kötü muamele yaptığını, müvekkiline hizmetçi gibi davrandığını ve annesi ile birlikte yaşattığını, müvekkiline saygı ve sevgi göstermediğini, küçümsediğini ve onur kırıcı söylemlerde bulunduğunu, güven sarsıcı ve sadakatsiz davranışta bulunduğunu, ortak konuttan kovduğunu, erkeğin iddialarını kabul etmediklerini, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 3.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 200.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminata,erkeğin karşı davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili cevap ile karşı dava ve cevaba cevap dilekçesinde; kadının iddialarının asılsız olduğunu ve kabul etmediklerini, kadının Türk vatandaşlığı aldıktan ve müvekkilinin parası bittikten sonra ortak evi terk ettiğini, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının kusurlu olduğunu ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla kadının davasının ve taleplerinin reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, müvekkil lehine 70.000,00 TL maddî ve 70.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin, kadının arkadaşı ... ve kadının kardeşi ...'ye karşı gerçekleştirdiği eylemlerle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, kadının ve kadının kızı ...'nin ihtiyaçlarını karşılamadığı, kadın namaz kıldığında "Başıma imam kesildin" şeklinde söylediği, kadına "Sen gavur musun, sen ne bilirsin, karıyı yenileyeceğim, çocuklu biriyle evlendiğim için pişmanım, sen kadın mısın, ben eve para getirmiyorum, sen nasıl getirirsen getir" şeklinde sözler söylediği, kadına sert davrandığı, erkeğin kendi annesinin kendileriyle yaşamayacağını söylemesine rağmen taraflarla yaşadığı, kadının kızı ...'ye kötü davrandığı, ...'ye bağırdığı ve tokat attığı, kadını evden kovduğu, erkeğin iddialarını ispatlayamadığı, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin tam kusurlu olduğu, kadının organize sanayide işçi olarak çalıştığı, asgari ücret aldığı, boşanmadan sonra yoksulluğa düşeceğinin ispatlanamadığı, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen ve boşanmaya sebebiyet veren olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın lehine, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylarda tarafların kusurunun ağırlığı, evlilik süreleri, paranın alım gücü, mevcut ve beklenen menfaatlerinin ihlal edilmiş olması, yeniden evlenme şansı birlikte değerlendirilerek maddî ve manevî tazminata karar verilmesi gerektiği, erkeğin kusurlu olması nedeniyle lehine maddî ve manevî tazminat verilmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile kadının asıl davasının kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, kadın lehine 60.000,00 TL maddî, 70.000,00 TL manevî tazminata, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, erkeğin karşı davası ile maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-davalı kadın vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları ile reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı-davacı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî, manevî tazminat ve miktarları yönünden kararın yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin ileri sürdüğü kadının kusurlu davranışlarını ispat edemediğinden karşı boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de, erkeğin Antalya 2. Noterliğinin 07.12.2021 tarih ve 16364 yevmiye nosu ile eve dön ihtarı çekerek kadına isnat ettiği kusurlu davranışlarını affetmiş sayılması gerektiği, ancak erkeğin davasının reddine karar verilmesinde sonuç itibarı ile bir hata bulunmadığından bu hususa değinilmekle yetinildiği, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-davalı kadın vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları ile reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-davacı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî, manevî tazminat ve miktarları yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davasında kusur belirlemesinin yerinde olup olmadığı, davacı kadın lehine maddî ve manevî tazminat verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, miktarlarının uygun olup olmadığı, davacı kadının reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu, 174 üncü ve 175 inci maddesi; 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 194 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'nun 50 nci ve 51 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.