"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1693 E., 2023/3282 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm tesisi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/161 E., 2022/100 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kabul edilen yönlerden kaldırılmasına ve bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise diğer yönlere ilişkin istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2013 yılında evlendiğini, bu evliliklerinden ortak çocukları olduğunu, erkeğin, hakaret ve tehdit ettiğini, fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, kadının ailesini istemediğini, alkol bağımlısı olduğunu, sahtecilik suçundan yargılandığını, erkeğin önceki evliliğinden olan çocuklarının kadını aşağıladığını, birlik görevlerini ihmal ettiğini, kıskanç olduğunu, borçlandığını, hakkında icra takibi başlatıldığını, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, kadını ortak konuttan kovduğunu iddia ederek davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına aylık 2.000,00 TL tedbir nafakası, 2.000,00 TL iştirak nafakası, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir nafakası, 1.500,00 TL yoksulluk nafakası, nafakaların her yıl ÜFE oranında arttırılmasına, kadın yararına faizi ile birlikte 85.000,00 TL maddî tazminat, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap, karşı dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dayanılan vakıaların gerçeği yansıtmadığını, kadının, alkol bağımlısı olduğunu, ortak çocuğa fiziksel şiddet uyguladığını, ortak çocuğu erkekten habersiz yurt dışına çıkarmaya çalıştığını iddia ederek karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, asıl davanın reddine, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, erkek yararına 50.000,00 TL maddî tazminat, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; erkeğin, tehdit ve hakaret ettiği, aşağıladığı, kadının önceki evliliğinden olan çocuklarına hakaret ettiği, kadının ise erkeğe hakaret ettiği, kadının büyü ve astroloji işleri ile uğraştığının tanık beyanları ile ispatlandığı, ancak kadının davranışlarının evlilik birliğini sarsar nitelikte olmadığı, erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışta bulunduğu ispatlanmışsa da kadının, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları affettiği veya en azından hoşgörü ile karşıladığı, erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, kadının ortak konutu terk ederek yurt dışına gittiği vakıası ispatlanmışsa da erkeğin birlikte yaşam yükmülülüğüne aykırı davranışları affettiği veya en azından hoşgörü ile karşıladığı ve kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, kadın tarafından sunulan birtakım delillerin dava tarihinden sonraki olayları içerdiği ve dava tarihinden sonra gerçekleşen olayların hükme esas alınamayacağı, erkeğin rızası dışında ortam dinlenmesi yapılması suretiyle ses kayıtlarının alındığı, ses kaydının hukuka aykırı olarak elde edildiği, bilirkişi raporu ve ses kaydının bu sebeple hükme esas alınmadığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, alınan sosyal inceleme raporu ve ortak çocuğun üstün yararı dikkate alınarak velâyetin anneye verilmesine, ortak çocukla baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuğun yaşı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak ortak çocuk yararına karar tarihine kadar aylık 375,00 TL tedbir nafakası, karar tarihi itibariyle aylık 500,00 TL tedbir nafakası, karar kesinleştikten sonra aylık 500,00 TL iştirak nafakası, nafakanın her yıl TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında arttırılmasına, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olmaları sebebiyle tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşıldığından nafaka taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, erkeğin davasının reddine karar verilmesi gerektiği, kişisel ilişki düzenlemesinin hatalı olduğu, ortak çocuk yararına hükmedilen nafaka miktarlarının az olduğu, kadının tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, ortak çocuk yararına hükmedilen nafakaların miktarları ve kişisel ilişki yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tam kusurlu olduğu, kadının davasının reddine karar verilmesi, gerektiği, velâyet düzenlemesinin hatalı olduğu, erkek yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, velâyet yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilmişse de İlk Derece Mahkemesi tarafından tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğu, boşanma karar gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesi gerektiği, alınan sosyal inceleme raporu içeriği dikkate alındığında velâyetin anneye verilmesinin isabetli olduğu, ancak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/20858 soruşturma sayılı dosyası, alınan sosyal inceleme raporu içeriği dikkate alındığında ortak çocukla baba arasında yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki tesis edilmesi gerektiği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında iştirak nafakası miktarının az olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazara ağır kusurlu olduğu, kusurlu davranışının kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, mevcut ve beklenen menfaat, paranın alım gücü, hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek; davacı-karşı davalı kadın vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kabul edilen yönlerden kaldırılmasın ve bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm tesisine, İlk Derece Mahkemesinin boşanmaya dair karar gerekçesinin yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilmesine, ortak çocukla baba arasında her ayın birinci ve üçüncü cumartesi günü sabah saat 10.00’dan aynı gün akşam 16.00’ya kadar uzman eşliğinde görüşecek şekilde kişisel ilişki tesisine, süre bitiminde çocuğun anneye teslimine, ortak çocuk yararına hükmedilen aylık 375,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, kararın kesinleşmesinden sonra aylık 1.625,00 TL yükseltilerek aylık 2.000,00 TL iştirak nafakası olarak erkekten alınarak kadına verilmesine, iştirak nafakasının kararın kesinleşme tarihi itibariyle her yıl TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında arttırılmasına, kadın yararına yasal faizi ile birlikte 85.000,00 TL maddî tazminat, 50.000,00 TL manevî tazminat, davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise diğer istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile kusur belirlemesi, tazminatlar yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, erkek yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.