Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1298 E., 2023/1303 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/676 E., 2022/1166 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince açılan boşanma davasının ve fer'îlerinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin kadına sürekli fiziksel şiddet, tehdit, hakaret ve aldatma eylemlerinde bulunduğunu, kadının Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtığını, sonrasında erkek sözler verdiği için davadan vazgeçtiğini, aradan geçen zamanda erkeğin sözünü tutmadığını, aynı eylemlerine devam ettiğini, erkeğin sürekli alkol aldığını ve eve gelmediğini, neredeyse her gün başka evlerde kalmaya başladığını, erkeğin eve hiçbir şekilde maddî ve manevî katkı sağlamadığını, kadınla ve çocuğu ile hiç ilgilenmediğini, isteklerini karşılayamadığını, ev eşyalarını dahi kullanılmaz hale getirdiğini, kadını kuzeni ile aldattığını, çok samimi içerikli mesajlarını yakaladığını iddia ederek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaları kabul etmediklerini, kadının ablasının telkin ve tesiriyle hareket ettiğini, erkeğe sürekli hakaret ettiğini, sürekli erkeği evden kovduğunu, evin anahtarlarını değiştirerek eve almadığını, müteveffa babasından yetim maaşı almak için sürekli erkeğe anlaşmalı boşanma teklif ettiğini, kadının eşine karşı sevgisiz ve ilgisiz davrandığını, eviyle ilgilenmediğini, sürekli yalan söylediğini, eşini sevmediğini, birlik görevlerini yerine getirmediğini, sürekli eşini ve yakınlarını küçümsediğini, sinkaflı küfür ettiğini, çocuğunun özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, erkeğin maddî imkanlarını küçümseyip başkalarıyla kıyasladığın, eşyaları da alarak ortak konutu terk ettiğini iddia ederek, davanın reddine, boşanmaya karar verilmesi halinde yasal faizi ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkeğin aile birliğinin ihtiyaçlarını karşılamadığı, sosyal içicilik sınırlarını aşar şekilde alkol kullanımının bulunduğu, davacı kadına yönelik hakaret içerikli sözler söylediği, tehdit ettiği ve ev eşyalarına zarar verdiği, buna karşılık davacı kadının da davalı erkeğe hakaret ettiği, "seni sevmiyorum, seni boşayacağım, ev benim beğenmezsen çık git, istersem kıçına tekmeyi vururum" şeklinde aşağılayıcı sözler söylediği, olayların akışı karşısında tarafların sayılan davranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde kusurlu olduğu ancak davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun'un) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında her ayın 1. ve 3. Cumartesi günü saat 9.00'dan aynı gün saat 17.00'ye kadar, dini bayramların ikinci günleri saat 09.00'dan aynı gün saat 17.00'ye kadar kişisel ilişki tesisine, çocuk için aylık 350,00 TL tedbir ve 600,00 TL iştirak nafakasına, kadın için aylık 400,00 TL tedbir ve 650,00 TL yoksulluk nafakasına, kadın için 30.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadının tam kusurlu olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminatlar, çocuk ve kadın yararına kabul edilen nafakalar, reddedilen tazminatlar ve velâyet yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek, kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminatlar, çocuk ve kadın yararına kabul edilen nafakalar, reddedilen tazminatlar ve velâyet yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kadın tarafından açılan boşanma davasının ispatlanıp ispatlanmadığı ve kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı, kusur belirlemesinin yerinde olup olmadığı, kadın lehine maddî ve manevî tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası verilmesinin yasal şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, tedbir ve iştirak nafakasının yasal koşullarının oluşup oluşmadığı, erkeğin tazminat taleplerinin reddinin usul ve kanuna uygun olup olmadığı, tazminat ve nafaka miktarlarının hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olup olmadığı, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesinin çocuğun menfaatine olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci, 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 327 inci, 329 uncu, 330 uncu ve 336 ncı maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü ve 12 nci maddesi. Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü ve 6 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***