"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1085 E., 2023/1863 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/547 E., 2021/166 K.
Taraflar arasındaki boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı- davalı erkek vekili ve davalı- davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı davalı erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; kadının çocukların doğumundan sonra cinsel yönden uzaklaştığını, erkeğin zorlamaları ile bir kaç kez cinsel birleşmenin gerçekleştiğini, kadının 2015 yılı ortalarında çalışmakta olduğu ana okulunu bıraktığını, evin geçimini tek başına karşılama durumunda kalan erkeğin bunun üzerine kırtasiye dükkanı açtığını, ilk başlarda kadının yardımcı olmasına rağmen sonrasında iş yerinde yardımcı olmadığını, iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçelerinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin cinsel birliktelikten kaçındığını, arkadaş ve komşularının bulunduğu ortamlarda aşağıladığını, hakaret ettiğini, kadının eşinin işine elinden geldiği kadar yardımcı olduğunu, erkeğin ortak konutu terk ettiğini, eşi ve çocuğu ile maddi ve manevi olarak ilgilenmediğini savunarak ve iddia ederek asıl davanın reddine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, aylık 500,00 TL tedbir nafakasına, kararın kesirleşmesi halinde nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına, kararın kesirleşmesi halinde nafakanın iştirak nafakası olarak devamına, 20.000,00 TL manevi tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortak çocuğun doğumuna kadar taraflar arasında bir problemin olmadığı, çocuğun doğumundan sonra taraflar arasında anlaşmazlık başladığı, birliğin devamı boyunca kadının ev ve temizlik işlerini yeteri kadar yapmadığı, evin sürekli dağınık olduğu, erkeğin ütüsünü sürekli kendisinin yaptığı, kadının erkeğin açtığı kırtasiye dükkanına önceleri yardımcı olduğu, sonrasında yardımcı olma imkanı var iken çalışmayı sevmediğinden bahisle yardımcı olmadığı, erkeğin anne babasının dükkana yardım amaçlı başka bir ilçeden gelmek zorunda kaldıkları, kadının ev işlerini yapmak için hafta sonu eşinin evde olmasını beklediği, erkeğin ev işleri ve eşinin çalışması konusunda sürekli aşağılayarak "Çingenesin sen, yaptın bir hata, çalışamazsın, yapamazsın, benim sana güvenim yok" şeklinde eşini başkalarının yanında küçümseyip aşağıladığı, belirlenen kusurlu davranışlar ile ortak hayatın temelinden sarsacak şekilde birliğin devamını imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut olduğu, geçimsizlikte tarafların eşit kusurlu olduğu, boşanma ile kadının yoksulluğa düşeceği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi gerekçesi ile asıl davanın ve karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile tedbiren kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren aylık 500,00 TL iştirak nafakasına, hükmün kesinleşme tarihinden itibaren aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasına, kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresinde davacı- davalı erkek vekili ve davalı- davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün, kusur belirlemesi, iştirak ve yoksulluk nafakası ve miktarları bakımından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün, kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi bakımından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarına ilişkin kusur belirlemesinde ve maddi vakıa tespitinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının kusurunun daha ağır olmadığı, yargılama sırasında kısa süreli çalışmaları olduğu, sosyal inceleme raporu ve tanıkların beyanlarından çalışmakta olduğu fakat SGK hizmet dökümüne göre sigortalılığın 2019/9 döneminden 2020/1 dönemine kadar olduğu, karar tarihi itibariyle düzenli bir işi ve geliri olmadığı, kirada oturduğu, mal varlığı bulunmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği, erkeğin ise kırtasiye dükkanı işlettiği, 4.000,00 TL geliri bulunduğu, aylık 450,00 TL kira geliri bulunan evi ve 2013 model otomobili bulunduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, iştirak nafakasının niteliği, günün ekonomik koşulları, 2014 doğumlu müşterek çocuk ...'nın yaşına uyumlu ihtiyaçları, eğitim giderleri, paranın satın alma gücü hakkaniyet ilkesi gereği iştirak nafakasına hükmedilmesinde ve takdir edilen nafaka miktarında usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı- davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi bakımından bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bulunan geçimsizlikte kusurun kimden kaynaklandığı, kadının reddedilen manevi tazminat talebi noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı,166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.