"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; arkadaşı olan davalının 2003 yılından bu yana muhasebesini tuttuğunu, aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalıya banka üzerinden 30.695 TL ve elden 14.415 TL borç verdiğini, davalı adına toplam 1.487,77 TL fatura, vergi dairesi ile SGK yapılandırma ödemesi yaptığını, davalının borcunu ödemek sureti ile dava dışı şirketten alacağını temlik aldığını, bundan dolayı da 10.132 TL alacaklı olduğunu, ayrıca muhasebe ücreti alacağı bulunduğunu, tüm bu alacakların tahsili amacı ile başlattığı takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek; itirazın iptalini ve lehine inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, tarafların temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 04/04/2019 tarihli ve 2016/6870 E. 2019/4530 K. sayılı ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin, davacının dayandığı temlikname ile davalının sunduğu havale işlemleri hakkında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın kısmen iptali ile 8.246 TL yönünden takibin devamına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1)Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, hükmün gerekçesinde açıklanan nedenlerle davacı tarafın bakiye alacağının 20.246 TL tespit edildiği halde, kısa kararda bu miktarın 8.246 TL olarak belirtildiği, sehven hesap hatasının yapıldığının mahkemece anlaşıldığı, bu bağlamda hesaplamanın resen yapıldığı gözetilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında uyumsuzluk yaratılmaması adına hüküm fıkrasının değiştirilmediği belirtilmiş ise de; bu haliyle hüküm fıkrası, hükmün gerekçesiyle açıkça çelişkili olup infazda tereddüt yaratacak nitelik olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince davalı yönünden karar düzeltme yolu kapalı, davacı yönünden ise kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.