Logo

3. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ... ve ... vekili davalı ... Ltd. Şti. vekili ve adli yardım talepli davalı ... tarafından temyiz edilmekle; davalı ...'nın adli yardım talebinin kabulü ile kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; müşterek çocukları ...'ın 11.02.2007 tarihinde Ilgaz Dağı Milli Parkı içerisinde yer alan Ilgaz Kayak Merkezi'nde kayak yaparken direğe çarparak vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduklarını, olay tarihinde kayak tesisinin işletmeciliğini yapan davalı şirket yetkilisi olan davalı ...’nın açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan ceza aldığını belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; davacılar vekili 24.11.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle; maddi tazminat taleplerini davacılardan ... için 33.843,11 TL, ... için 37.638,63 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekili; olayda kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, husumet düşmediğini, kusurlarının olmadığını, talep edilen tazminat miktarında çelişki olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, pasif husumetin olmadığını, kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2012/477 E., 2016/32 K. sayılı ilamıyla; meydana gelen olayda ihbar olunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün eksik denetim yapması nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Şirketi'nin ise yeterli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle %60 oranında kusurlu olduğu, işletmeden sorumlu olan ...'nın ise %5 oranında kusurlu olduğu, ölenin anne ve babasının ise %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 33.843,11 TL maddi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 37.638,63 TL maddi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davacılar vekili ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 31.01.2019 tarihli ve 2016/23312 E., 2019/969 K. sayılı ilamıyla; davacılar vekilinin ve davalı ...'nın sair temyiz itirazları incelenmeksizin uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğu, Mahkemece ayrı bir Tüketici Mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi, yok ise ara kararıyla davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı

1. Bozmaya uyan Mahkemece (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) meydana gelen olayda ihbar olunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün eksik denetim yapması nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Şirketi'nin ise yeterli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle %60 oranında kusurlu olduğu, işletmeden sorumlu olan ...'nın ise %5 oranında kusurlu olduğu, ölenin anne ve babasının ise %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 33.843,11 TL maddi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 37.638,63 TL maddi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı, süresi içinde davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/3534 E., 2022/5998 K. sayılı ilamıyla; davacılar vekilinin sair ve davalı Valilik vekilinin tüm temyiz itirazları incelenmeksizin davalı ...'ın temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine, dava konusu taşınmazın mülkiyeti Gençlik Hizmetleri ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olup 11.11.2004 tarihli ve beş yıl süreli kira sözlemesi ile ... İnş. San. Dış Tic. Ltd Şti.ye kiraya verildiği, kira sözleşmesi, kiraya veren sıfatı ile Gençlik ve Spor İl Başkanlığı adına Kastamonu Valiliği tarafından imzalandığı, davacıların taşınmazın maliki sıfatıyla Kastamonu Valiliğini davalı gösterdiği, bu durumun kira sözleşmesinin Gençlik ve Spor İl Başkanlığı adına Kastamonu Valiliği tarafından imzalanmasından kaynaklandığı, kiraya veren Gençlik ve Spor İl Başkanlığını kira sözleşmesinde temsil eden Kastamonu Valiliğinin davalı gösterilmesi temsilcide yanılma niteliğinde olduğu, Mahkemece davacılara, davanın tüzel kişiliği bulunan gerçek hasma yöneltilmesine olanak sağlamak gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, meydana gelen olayda ihbar olunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün eksik denetim yapması nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Şirketinin ise yeterli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle %60 oranında kusurlu olduğu, işletmeden sorumlu olan ...'nın ise %5 oranında kusurlu olduğu, ölenin anne ve babasının ise %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 33.843,11 TL maddi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti.,... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 37.638,63 TL maddi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti.,... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... ve ... vekili, davalı ... Ltd. Şti. vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili; davalılar ... Ltd. Şti. ve davalı ...'nın vekili olmamasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yine temsilde yanılma olması nedeniyle davalı Valilik vekili lehine vekalet ücretine de hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılardan ... lehine manevi tazminata hükmedilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Valilik vekili; alacağın zamanaşımı uğradığını, pasif husumetin olmadığını, kusurlarının olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili; alacağın zamanaşımı uğradığını, pasif husumetin olmadığını, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kusurlarının olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

4. Davalı ...; kusurunun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

5. Davalı ... Ltd. Şti. vekili; müvekkilinin kusurunun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı ... Ltd. Şti.nin işletmesinde olan kayak merkezinde meydana gelen kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması üzerine, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).

2. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).

3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266 ncı maddesi.

4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 10 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

A. Davalı ... Ltd. Şti vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 16.09.2020 tarihli ve 2019/136 E., 2020/94 K. sayılı ilamının davalı ... Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmediği ve davacılar lehine usuli kazanılmış hakkın olduğu anlaşılmakla davalı ... Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazların reddi gerekmiştir.

B. Davalı ... Şubaşı'nın temyizi yönünden yapılan incelemede;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 16.09.2020 tarihli ve 2019/136 E., 2020/94 K. sayılı ilamının davalı ... tarafından temyiz edilmesine rağmen Dairenin 21.06.2022 tarihli ve 2022/3534 E., 2022/5998 K. sayılı ilamıyla davalı ...'ın temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verildiği, davacılar lehine usuli kazanılmış hakkın olduğu anlaşılmakla davalı ...'nın tüm temyiz itirazların reddi gerekmiştir.

C. Davalı ... vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temsilcide yanılmanın söz konusu olduğu anlaşılmakla davalı Valilik vekilinin tüm temyiz itirazların reddi gerekmiştir.

D. ... vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;

1, Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bilirkişi raporların taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık ve itirazları karşılar nitelikte olduğu anlaşılmakla davalı Bakanlık vekilinin sair temyiz itirazların reddi gerekmiştir.

2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 10 uncu maddesi;“ Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacıların manevi tazminat talebi kısmen ret edilmiş olup, bu durumda yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Bakanlık vekili lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerekmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

E. Davacılar vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;

1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Kastamonu Valiliği yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 10 uncu maddesi;“ Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacılardan ... Yumak'ın manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş olup, bu durumda yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davacılardan ... vekili lehine 4.600,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerekmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

3. Davalılar ... ve ... Ltd. Şti.nin karar esnasında vekille temsil edilmediği anlaşılmaktadır. O halde söz konusu davalıların vekili olmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı ... vekilinin ve davacılar vekilinin sair, davalı ..., davalı ... Ltd. Şti vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasına “Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalı ... vekili yararına tayin ve takdir olunan 4.800,00 TL nispi ücreti vekaletin davacı ...'tan alınarak, davalı ... Bakanlığına verilmesine,”, “Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalı ... vekili yararına tayin ve takdir olunan 4.800,00 TL nispi ücreti vekaletin davacı ...'tan alınarak, davalı ... Bakanlığına verilmesine,” “Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalı ... vekili yararına tayin ve takdir olunan 4.600,00 TL maktu ücreti vekaletin davacı ...'tan alınarak, davalı ... Bakanlığına verilmesine,” ibaresinin eklenmesine,

3. Davacılar vekilinin vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasına "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendini vekil ile temsil ettiren davacı ... için kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesap ve takdir olunan 4.600,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Ltd. Şti.,... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine," ibaresinin eklenmesine ve yine Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendini vekil ile temsil ettiren davalı ... Ltd. Şti. ve ... için reddedilen manevi tazminat üzerinden hesap ve takdir olunan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'na verilmesine,", "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesini gereğince kendini vekil ile temsil ettiren davalılar İmdat Subaş için reddedilen manevi tazminat üzerinden hesap ve takdir olunan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... Subaş'a verilmesine," ibarelerinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davalılar ... ile ...Ltd. Şti.'ne yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6100 saylı Kanun' Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***