"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/607 Esas, 2014/381 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : 1-... ve ... hakkında 22.12.2009 ve 18.01.2010 tarihli ihalelere ilişkin ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 18.01.2010 tarihli ihalelere ilişkin ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
3-... hakkında bir kez ve ... hakkında iki kez ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
4-... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (iki kez),
5-..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen kararlar ve hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına diğer taraftan, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında verilen beraat hükmünün gerekçesine yönelik temyizinin olmadığı, bu itibarla temyizde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. madde ve fıkrası uyarınca yüklenen suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, aynı Kanun'un 231/12. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haline göre itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin itirazlarının ve katılan Hazine vekili ile sanık ...'in temyiz istemlerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilip gerekli kararların verilmesi mümkün görüldüğünden, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlar vekillerinin sanıklar hakkında verilen mahkumiyet ve beraat hükümlerine, O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne, sanık ... müdafiinin adı geçen sanık hakkında sanık ...'ın da kendisi hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...'in soy isminin hüküm fıkrasında "..." olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık ...'ın hükümden sonra 10.09.2019 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile dava konusu ihaleler nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar oluşmadığının anlaşılması karşısında, diğer sanıklara yüklenen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği ve bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 22.12.2009 ve 18.01.2010 olan suç tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.