Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/1338 Esas, 2018/262 Karar

SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak farklı uygulama ile aynı suçtan mahkumiyet (nitelikli zimmet suçundan), hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi gereğince temyiz edilebilir olduğu 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hâk ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2017 tarihli ve 2015/259 Esas, 2017/31 sayılı Kararı ile sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/2. fıkrası, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün, zincirleme basit zimmet suçundan aynı Kanun'un 247/1. fıkrası, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi gereği hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

B. İstinaf

Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince, sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna karar verilmesine dair ibarenin eklenmesi suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, zincirleme basit zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden ise İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-5. maddeleri gereği hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Eksik araştırmaya ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğu, eylemlerin normal bir denetimle ortaya çıkarılabilir nitelikte olduğu gerekçeleriyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık hakkında alt sınırdan hükümler kurulmuş olması ve zincirleme suç hükümleri uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uygulanması nedeniyle sanık hakkında eksik cezalara hükmedildiğinden hükümlerin bozulması istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde .... ... Merkez Müdürlüğüne bağlı ....Bey Şubesinde memur olarak çalışan sanığın, ücret alma makinesinde oluşan 300.604 TL ve peşin olarak ödenen 1.363 TL'yi uhdesinde bulundurmak suretiyle temellük zimmeti, ayrıca 16.469 TL tutarında parayı hesaplara geç intikal ettirmek suretiyle kullanma zimmeti suçlarını işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda; kullanma zimmetinde suçun konusunun kullanma ile elde olunan yarar (nema) olduğu gözetilmeden hüküm kurulmuş ise de temellük zimmeti miktarının 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesi bağlamında değer azlığı sınırının üzerinde olup temel cezanın teşdiden belirlenmesi bakımından yeterli olduğu ayrıca sanığın ödeme iradesi de göstermediği nazara alındığında kullanma zimmetine esas nema miktarı hesaplanmadan hüküm kurulmuş olması sonuca etkili görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.05.2025 tarihinde karar verildi.

***