Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/1144 Esas, 2018/1157 Karar

SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2018 tarihli ve 2017/73 Esas, 2018/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43 ve 62 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-5 maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2018/1144 Esas, 2018/1157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2017 tarihli bozma ilamı öncesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan 22.12.2016 tarihli hükme yönelik aleyhe istinaf başvurusunun bulunmadığı nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına dair ibarenin hükümden çıkartılması ve vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Mahkemece sanığın zimmet kabul edilen eylemlerinin kurum içerisinde basit bir inceleme ile ortaya çıkarılabileceğine, sanığın 22.000,00 TL'yi kullandığına ilişkin ikrarının bulunduğuna, eyleminin yalnızca kullanma zimmeti boyutunda kaldığına, mahkemece kovuşturmanın genişletilmesi talebinin kabul görmediğine, sanığın eli ürünü olmayan birçok sahte belgenin bulunduğuna, sanığın dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemlerinde suça konu mal ve paranın zilyedi olduğu, bu yönüyle fiillerin dolandırıcılık değil zimmet suçunu oluşturduğu yönündeki savunmaların dikkate alınmadığına, bu hususun bilirkişi raporunda da belirtildiğine, dolandırıcılık ve sahtecilikten kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu nazara alınarak zimmet suçundan kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesine göre mahsup edilmesi ile gerekçeli karar başlığında tutuklama ve tahliye tarihlerinin gösterilmemesi hususlarının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle kararda sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.06.2025 tarihinde karar verildi.

***