"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı ... Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat, zimmet suçundan mahkumiyet,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraat,
3-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı ... Kanunu'na muhalefet suçundan beraat ..., ..., sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma" hali olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı ve muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre görevi kötüye kullanma suçu ile 1163 sayılı ... Kanunu'na muhalefet suçlarından doğrudan zarar görmeyen Hazinenin bu suçlar yönünden kamu davasına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, öte yandan suçtan zarar gören ... vekilinin, 16.01.2019 tarihinde tebliğ edilen hükmü bir haftalık yasal süreden sonra 07.02.2019 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz talebi ile katılan Hazine vekilinin görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı ... Kanunu'na muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvuruların kapsamına göre incelemenin sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'in zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan Kooperatif vekilinin zimmet, görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı ... Kanunu'na muhalefet suçlarından verilen beraat hükümlerine ve katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı ... Kanunu'na muhalefet suçundan verilen beraat hükümleri, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümleri ile sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve 2023/9-440 Esas, 2024/333 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere: “Hükümden sonra ve fakat temyiz aşamasında sanığın ölmesi durumunda, a. Müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gerekmeyen hâllerde, özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphe yoksa ve yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesi gerektiğinin, kabulü gerekir.”
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerine göre hüküm tarihinden sonra sanıklardan ...'in 10.08.2016, ...'ın 01.05.2016 ve ...'nin 01.12.2021 tarihlerinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneklerinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanıklara vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanıklar hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği,
Sanıklar ..., ... ve ...'a isnat edilen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun ve sanıklar ... ve ...'e isnat edilen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 1163 sayılı Kanun'un ek 2/3. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi oldukları, zamanaşımını kesen son işlem olan 08.10.2013 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca ayrı ayrı BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
.... Sınırlı Sorumlu... ... kurulu üyesi olarak görev yapan sanık ...'in, ... başkanı olan sanık ... ve ... kurulu üyesi olan ... ile birlikte devir teslim anında kasada bulunması gereken 214.914,34 TL'yi yeni ... kuruluna teslim etmeyerek uhdesinde tuttuğundan bahisle zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; ... işlerinin ... başkanı olan ve mahkemece mahkumiyetine karar verilen sanık ... tarafından yürütüldüğü, diğer yönetim kurulu üyelerinin beyanları ile sanık ...'in savunmalarının da bu yönde olduğu, ... başkanının eylemlerine iştirake ilişkin sanığın savunmalarının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.