"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması, hükümlerin vekili tarafından 01.12.2021 tarihli dilekçe ile temyiz edilmesi karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Yasa'nın 18/2. maddesindeki düzenlemenin verdiği yetkiye ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine dayanılarak kamu davasına katılan olarak KABULÜNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2012 tarihli ve 2012/9 Esas, 2012/66 sayılı Kararı ile zincirleme basit zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin sanıklar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.02.2016 tarihli ve 2013/16356 Esas, 2016/1212 sayılı Kararı ile "....... İlçesi Sulama Birliğinde sanık ...'ın başkan, ...'in ise sayman olarak görev yaptıkları, suç tarihleri arasında toplanan paraların tahsilat kayıtları, makbuz zimmet defteri ile kasa kayıtlarının tutulmadığı, tahsilatların bankaya yatırılmadığı ve gelir gider farkı olan toplam 147.066,96 TL'nin sanıkların uhdelerinde kaldığı, bu şekilde üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia edilmiş, yargılama sonunda zincirleme basit zimmet suçundan hükümlülüklerine karar verilmiş ise de sanık ...'in savunmasında 2009 yılı Ocak ayında izne ayrıldığını, o döneme kadarki tahsilat ve harcamaları kaydettiğini belirterek buna ilişkin CD'yi mahkemeye ibraz ettiği, sanıkların Şarkikaraağaç Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/109 Esas sayılı dosyasında defter ve belgeleri düzenli tutmadıklarından dolayı görevi kötüye kullanma suçundan yargılandıkları, Mahkemenin ara kararına rağmen sunulan CD'nin bilirkişi incelemesinde değerlendirilmediği anlaşılmakla, anılan CD'nin içeriğinin incelenmesi ile oluşturulma tarihi, hangi bilgilerin bulunduğu, mevcut belgeler ve makbuzlar karşısında itibar edilebilir bir kanıt olup olmadığı tespit edilerek ve savunmalar da nazara alınarak her iki sanığın tahsilatları, harcamaları ve varlığının saptanması halinde sorumlu oldukları zimmet miktarlarının ayrı ayrı belirlenmesinin olanaklı bulunup bulunmadığı hususunda yeniden bilirkişi raporu alınmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri...'' gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine mahkemece bahse konu CD üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı, dökümü yapılan CD'de yer alan listedeki harcamalara ilişkin İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler kontrolörünün 10.05.2010 tarihli tevdi raporunda yer verilen, faturası bulunmayan tahakkuk ve tahsilata ilişkin makbuzlar ... Mal Müdürlüğünden getirtilerek bir kısım iş yeri sahipleri tanık olarak dinlenip, bölgenin kırsal konumu dikkate alınarak tüm giderlerin geçerli belgelerle kanıtlanmasının mümkün olmaması nedeniyle delil yetersizliğinden sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararları verilmiş ise de gerekçeli karara dayanak yapılan 10.05.2010 tarihli tevdi raporunda yer verilen faturası bulunmayan tahakkuk ve tahsilata ilişkin makbuzların toplam değeri 42.604,59 TL olduğu halde iddiaya konu zimmet miktarının 147.066,96 TL olduğu, aradaki fark tutarı dikkate alındığında bu açığın yazılı gerekçe ile açıklanamayacağı nazara alınarak; öncelikle dökümü yapılan CD kapsamındaki toplam gider miktarı ile ... Mal Müdürlüğünden gelen ve 10.05.2010 tarihli tevdi raporunda faturası bulunmayan tahakkuk ve tahsilata ilişkin makbuzların toplam tutarının ne olduğu tespit edildikten sonra, CD dökümünde adı bulunduğu halde ... Mal Müdürlüğünden gelen yazı cevabında yer almayıp, tanık olarak dinlenmeyen kişiler dinlenmek suretiyle bu miktarda harcama yapılıp yapılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulup sanıkların uhdesine para bulunup bulunmadığının tespiti ile hukuki durumlarının buna göre takdiri ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin, katılan Birlik temsilcisinin, O yer Cumhuriyet Savcısının ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.