"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/424 Esas, 2014/229 Karar
SUÇLAR : Nitelikli zimmet
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2014 tarihli ve 2012/424 Esas, 2014/229 sayılı Kararının katılan Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifi ve suçtan zarar gören ... vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Katılan Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifi vekilinin 18.08.2023 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılan bakanlık vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2012 tarihli ve 2011/44480 Soruşturma, 2012/36791 Esas, 2012/2209 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2014 tarihli ve 2012/424 Esas, 2014/229 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında nitelikli zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekili, sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanıklardan ...'in S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı, diğer sanıkların ise yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, 2005-2007 yılları içinde bağış adı altında toplanan ve düzenli kaydedilmeyen kooperatife ait paralardan 33.500 Türk Lirasını ölen diğer yönetici Rıfat Tosun'a vererek kooperatifi zarara uğrattıkları, sanıkların bu eylemlerinin zimmet suçunu oluşturduğu iddiasıyla haklarında nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre Rıfat Tosun'un, Kooperatifin Yenimahalle Belediyesine olan vergi borçlarını ödemesi nedeniyle alacaklı hale geldiği ve toplanan paraların Rıfat'a bu nedenle ödendiği tespiti üzerine sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığı kabul edilerek atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği görülmüştür
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanıklardan ...'in hüküm tarihinden sonra 06.01.2021, ...'un 06.10.2020 tarihinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
1.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2014 tarihli ve 2012/424 Esas, 2014/229 sayılı Kararında katılan bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, ek Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2014 tarihli ve 2012/424 Esas, 2014/229 sayılı Kararına yönelik katılan bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, ek Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.