Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/293 Esas, 2023/713 Karar

KATILANLAR : ... (...), ...

SUÇ : İcraî davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1) Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/366 Esas, 2022/456 sayılı Kararı ile sanığın icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53/5. maddesi uyarınca hâk yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.

2) İlk Derece Mahkemesince verilen kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.05.2023 tarihli ve 2023/293 Esas, 2023/713 sayılı Kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz talebi, olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğuna, hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

İcraî davranışla görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için norma aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan "kişilerin mağduriyetine" veya "kamunun zararına neden olma" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlama" koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, öncelikle hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanığın eyleminde objektif cezalandırma koşullarından hangisinin ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkân verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

Kabule göre;

Sanık hakkında Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/1284 Esas, 2021/1195 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde neticeten 5 ay hapis olarak verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Kanun'un 50/1-b maddesi gereğince katılanın suç nedeniyle uğradığı zararın (7.500,00 TL'nin) tazmin suretiyle tamamen giderilmesi seçenek tedbirine çevrilmesine karar verildiği, bu hususun sanık lehine kazanılmış hâk oluşturduğu ancak katılanın zararının bahse konu kararın kesinleşmesinden önce tamamen giderildiği anlaşılmakla, aynı seçenek yaptırıma hükmedilmesi ve cezanın infazına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-b maddesinin uygulanma imkânının bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanununun 50/1-a maddesi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesi suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu bentteki hâk ve yetkilerin tamamını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sadece avukatlık hâk ve yetkisinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle sınırlı uygulama yapılması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi hükmü gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2024 tarihinde karar verildi.

***