Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2022/4616 Değişik iş

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması isteminin reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2022 tarihli ve 2021/211 Soruşturma, 2022/124 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararın yeni delil elde edildiğinden bahisle kaldırılması isteminin reddine ilişkin merci Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/4616 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.12.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63689 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63689 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığınca görevi kötüye kullanma suçundan ihbar edilen ... ve diğer ihbar edilenler hakkında yürütülen soruşturma sonunda, Kırklareli Valiliğinin 18364 sayılı kararı ile suç tarihinde Demirköy Belediye Başkanı olarak görev yapan ... hakkında soruşturma izni verilmediğinden bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesini takiben, İçişleri Bakanlığının 26.10.2022 tarihli yazısı ile soruşturma dosyasına konu ihbar edilen ... hakkında soruşturma izni verildiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına yönelik Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin Kırklareli Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.12.2022 tarihli kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmış ise de,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. maddesinde, "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" şeklinde düzenlemenin yer aldığı,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2017 tarihli ve 2017/15-186 esas, 2017/450 karar sayılı ilamında, "...01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nun 172. maddesinin ikinci fıkrasıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni bir delil meydana çıkmadan Cumhuriyet savcısınca kendiliğinden kamu davası açılamayacağı hüküm altına alınmış, ancak 06.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 680 sayılı KHK ile ayrıca, elde edilen yeni delilin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak nitelikte olması ve sulh ceza hakimliğince bu konuda bir karar verilmesi şartlarına bağlanmıştır." şeklinde,

Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.06.2015 tarihli ve 2013/7-700 esas, 2015/241 karar sayılı ilamında, "... CMK'nun 172/2. maddesinde yer alan "yeni delil" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Dava açmaya yetecek kadar güçlü elverişlilikte veya kovuşturmama kararının nedenini ortadan kaldırıcı ve ayrıca davanın da açılmasını sağlayacak kuvvette, suç şüphesini kuvvetlendirici nitelikte bulunması gerekir. Bu nitelikte yeni bir delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcısı işe tekrar el atarak, iddianame düzenleyebilecek, kabulü halinde kamu davası açılmış olacaktır." şeklinde belirtildiği üzere,

Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra yeni delil ortaya çıkmadıkça ve bu hususta ilgili hâkimlikçe bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılmasının mümkün olmadığı,

Yine mevcut olup ele geçirilemeyen, dosyada bulunmayan ya da dosyada bulunmakla birlikte Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delillerin "yeni delil" olarak değerlendirilmesi gerektiği,

Somut soruşturma dosyasında, suç tarihinde Demirköy Belediye Başkanlığını yürüten ... ve diğer ihbar edilenler hakkında belediye adına kiralanan gayrimenkulün kiralanmasına ilişkin işlemlerde usulsüzlük yapıldığı ve uzun süre atıl kalmasından dolayı kamunun zarara uğratıldığı iddiası ile Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulmasını müteakip, ... hakkında İçişleri Bakanlığından soruşturma izni talep edildiği, anılan Bakanlık tarafından 27.08.2021 tarihli yazı ile, ön araştırma raporunun düzenlenmesi ve vali görüşü şeklinde Bakanlığa bildirilmek üzere Kırklareli Valiliğine bildirimde bulunulduğu, Kırklareli Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğünce yapılan araştırma sonucunda, ...'un yapmış olduğu işlemlerde kamunun herhangi bir zararının oluşmadığına dair 21.03.2022 tarihli ve E-21248052-250-18364 sayılı yazının Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, bu yazı gerekçe gösterilerek ... ve diğer ihbar edilenler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, bu kararın kesinleşmesini müteakip, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörlüğünün 62/15 sayılı ön inceleme raporu esas alınarak İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 25.04.2022 tarihli ve 2022/84 sayılı kararı ile ... ve ilgili belediye meclis üyeleri ile inşaat mühendisi Semih Ulaş hakkında soruşturma izni verildiği, ancak anılan kararın Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesinden sonra 26.10.2022 tarihli yazı Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiği anlaşılmakla, inceleme konusu soruşturma dosyasında İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörlüğü tarafından düzenlenen 62/15 sayılı ön inceleme raporu ile soruşturma izni verilmesine ilişkin kararın, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar öncesi dosya içerisinde bulunmadığı ve değerlendirilmeye tabi tutulmadığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerekli şekilde incelenip değerlendirilmediği, ön inceleme raporu ile bahsi geçen kararın yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, talebin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Şüpheliler hakkında görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerine ilişkin şikayet üzerine, suç tarihinde kamu görevlisi olan şüpheli Muhlis'e isnat edilen suçun görev sebebiyle işlenmesinden dolayı 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre merciinden izin alınmak suretiyle soruşturma yapılması gerektiğinden Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2021 tarihli yazısı ile İçişleri Bakanlığından soruşturma izni istenmiş, anılan Bakanlıkça 27.08.2021 tarihinde ön araştırma raporunun düzenlenmesi için Kırklareli Valiliğine bildirimde bulunulmuş, Valilikçe şikayete konu işlemler sebebiyle kamu zararı oluşmadığına dair tanzim edilen 07.10.2021 tarihli araştırma raporu 26.05.2022 tarihli ve 2021/211 Soruşturma, 2022/124 sayılı yazı ekinde Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2022 tarihli ve 2021/211 Soruşturma, 2022/124 sayılı Kararı ile şüphelilerden Muhlis hakkında Kırklareli Valiliğinin 21.03.2022 tarihli ve 18364 sayılı yazısında soruşturma izni verilmediği belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin ardından İçişleri Bakanlığının 26.10.2022 tarihli yazısı ile şüpheli ve diğer görevliler hakkında soruşturma izni verildiğine ilişkin kararın tebliğ amacıyla bildirilmesi üzerine anılan Başsavcılıkça merci Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması talep edilmiş, merciince 02.12.2022 tarihli ve 2022/4616 Değişik iş sayılı Karar ile İçişleri Bakanlığınca gönderilen belgenin yeni delil mahiyetinde kabul edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

2.4483 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde Kanun'un amacının memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirlemek ve izlenecek usûlü düzenlemek olduğu, 3 üncü maddesinde, soruşturma iznine ilişkin yetkinin idari amirlere ait olduğu, 5 inci ve 6 ncı maddelerinde suç işlediği iddia edilen memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında soruşturma izni vermeye yetkili merciin yapılacak ön inceleme sonucunda soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda karar vermesi gerektiği, 9 uncu maddesinde soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikayetçinin itiraz yoluna gidebileceği, itiraz süresinin 10 gün olduğu ve itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu; 11 inci maddesinde ise soruşturma izninin itiraz edilmeden veya itirazın reddi sonunda kesinleşmesi ya da soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı yapılan itirazın kabulü üzerine dosyanın derhâl yetkili ve görevli Cumhuriyet başsavcılığına gönderileceği düzenlenmiştir.

3.5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir..." ,"Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" hükümleri yer almaktadır.

4.Bu açıklamalar ışığında; Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.05.2022 tarihli ve 2021/211 Soruşturma, 2022/124 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararın, Kırklareli Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğünün 21.03.2022 tarihli müzekkeresi ekinde gönderilen araştırma raporu dayanak alınarak 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni verilmediğine ilişkin hatalı kabul üzerine verildiği, bir an için kararın verildiği tarihte şüpheliler hakkında soruşturma izni verilmediğine ilikin kesinleşmiş bir kararın varlığı kabul edilse dahi 4483 sayılı Kanun gereğince işleme koymama kararı verilmesi yerine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verilmiş olduğu gibi karara itiraz hakkı olan Belediyeye tebligat yapılmadığından bu kararın henüz kesinleşmediği, öte yandan yeni delil olarak kabulü talep edilen belgenin İçişleri Bakanlığınca 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma iznine ilişkin kararın kesinleşmesi amacıyla gönderilen tebliğ tebellüğ işlemlerine dair olduğu, tebliğ işleminden sonra karara itiraz hakkı olanların itiraz edip etmediklerinin de dosya kapsamından anlaşılamadığı, öte yandan soruşturma iznine ilişkin kararın kesinleşmesi halinde ön inceleme raporu ekindeki belgelerin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturduğu kanaatine varılırsa sulh ceza hâkimliğinden karar verilmesinin istenebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde merciince verilen kararın sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlenen ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

2.Soruşturma dosyasının, Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.

***