"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/153 Esas, 2016/122 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Eylemin ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ve davadan haberdar edilmeyen Hazinenin kanun yoluna başvurma hâkkının bulunması ve hükmün vekili tarafından süresinde ve 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 3628 sayılı Yasa'nın 18/2. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek yapılan incelemede;
Alacaklı ... vekili sıfatıyla, borçlu katılan hakkında, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/160 Esas ve 2010/157 sayılı Kararına istinaden, faizi ile birlikte toplam 8.245,13 Türk lirasının tahsili amacıyla 04.08.2010 tarihinde ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibinde, borçlu katılandan alacağın tamamını haricen tahsil ettiği halde yaptığı tahsilatı müvekkili şirkete bildirmeyerek dosyanın infazen işlemden kaldırılmasını talep etmeyip tahsilattan haberi olmayan alacaklı şirketin yeni vekili aracılığıyla, borçlu katılan hakkında aynı alacağa dair ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatmasına sebebiyet vermesi eyleminin sanığa verilen vekaletname içeriğinin ahzu kabz yetkisi içermemesi de dikkate alınarak oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesi kapsamındaki güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 02.06.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.