Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/99 Esas, 2024/158 Karar

SUÇ: Zimmet

HÜKÜMLER:Mahkumiyet (sanık ... hakkında), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... hakkındaki isnatların zimmet ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını oluşturduğu kabulüyle her iki suçtan ayrı ayrı)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar ile Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesine göre (1) hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta" olarak belirtilmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşıldığından, temyiz taleplerinin süresinde olduğu kabul edilerek, 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklikle "CMK'nın 272. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır. 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf yasa yoluna tabi olduğu belirtilmiş ise de 28.02.2019 tarihli ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin 3. fıkrasının, "Yargıtay tarafından verilen bozma kararına uyulması halinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." şeklindeki düzenleme gereğince sanık ... hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve bozma kararına konu olması nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden kanun yolunun temyiz olduğu, tebliğname başlığında ismine yer verilen sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine dair hükme yönelik temyiz talebi bulunmadığı, katılan vekilinin temyiz talebinin sanıklar ... ve ... hakkında verilen hüküm ve kararlara yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-3, 249, 39/2-1, 248/2. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,

Ancak;

Zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, bir gerekçe göstermeksizin aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın bir katı kadar bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan mahkemenin takdir ve uygulaması da gözetilerek hüküm fıkrasının "A-7" numaralı bendindeki " 11... ay" ibaresinin "7 yıl" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların DOĞRUDAN ONANMASINA 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***