Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1233 Esas, 2023/1557 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/657 Esas, 2023/58 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza yönelik müdahalenin meni ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince müdahalenin meni talebi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 238.730,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.

Mahkemece davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin müdahalenin meni davasında gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, Karaçay Mahallesi 1471 ada 27 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma işlemi olmaksızın ve müvekkilinin rızası dışında bir kısmına park yapmak bir kısmına da yol yapmak suretiyle idarece fiilen el atıldığını, bunun karşılığında müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin ... Belediye Başkanlığına söz konusu taşınmaz üzerindeki tecavüzlerin kaldırılması amacıyla defalarca başvurduğunu; ancak herhangi bir sonuç alamadığını, davalı idarenin dava konusu taşınmaz üzerinde devam etmekte olan tecavüzünün önlenerek taşınmazın teslimine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile geriye dönük 5 yıllık şimdilik 60.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ... Belediye Meclisinin 04.12.2013 tarihli ve 159 sayılı kararı ile onayladığı, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "Toptan Ticaret Alanı"nda, 04.12.2013 tarihli ve 160 sayılı Meclis Kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ise bir kısmı yolda, bir kısmı ibadet alanında, bir kısmı toptan ticaret alanında bir kısmı da parkta kaldığını, söz konusu parselin etrafında imar planına göre konut alanı bulunmadığını, davanın idari bir işlem niteliğindeki imar planından kaynaklandığını, görev yönünden reddi gerektiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, haksız ve yersiz davanın reddine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müdahalenin meni talebi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idari yargının görev alanında kaldığını, dava konusu taşınmazın kullanılmasına bir engel olmadığını, davacının davayı açmakta hukukî yararının bulunmadığını, davacının taşınmazda gelir getirici faaliyet yapılabileceğini ispatlayamadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç:

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen imar yolunda, kısmen ibadet alanında, kısmen toptan ticaret alanında kaldığı anlaşıldığından arsa niteliğinde olduğu, Mahkemece yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile taşınmazın 691 m²lik kısmına imar yolu, 397 m²lik kısmına çocuk parkı yapılmak suretiyle toplam 1.088 m²lik kısmına fiilen davalı idare tarafından el atılmış olduğu belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazda davacının 1889/2089 payı bulunduğu, el atılan kısımda davacı payının 983,83 m² kısmına isabet ettiği ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 693 üncü maddesi uyarınca paydaşlardan her biri bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir. Bu nedenle, davacı taşınmazın tamamına yönelik olarak el atmanın önlenmesini talep edebileceğinden taşınmaza yönelik toplam 1.088 m² yönünden el atmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, küçük sanayi sitesinde ticari bölgede bulunduğu anlaşılmış olup, her ne kadar, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyada bulunan emsal kira sözleşmesi irdelenmeden soyut şekilde hesaplama yapılarak ecrimisile hükmedilmiş ise de, taşınmazın açık otopark alanı olarak kullanılabileceği kanaatine varıldığından, ... Belediye Başkanlığının 2019 yılı aylık otopark abonelik ücretinin bir araç için 120,00 TL olduğu, el atılan kısımda davacı payına isabet eden 983,83 m² kısımda her bir araç için 30 m² hesabı ile 30 araç park edilebileceğinden 120,00 TL x 30= 3600,00 TL aylık gelir elde edileceği belirlendiğinden hükmedilen ecrimisilin istinafa gelen tarafın sıfatı gözetildiğinde uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar:

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri:

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza müdahalenin meni ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza davalı idare tarafından usulüne uygun kamulaştırma yapılmadan fiilen el atıldığından davacının talebi dikkate alınarak müdahalenin menine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;

Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Müdahalenin Meni Talebine ilişkin temyizi yönünden;

Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***