Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1118 Esas, 2021/488 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖREN : İçişleri Bakanlığı

SUÇ : Rüşvet alma ve rüşvet verme

HÜKÜM : 1)İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/610 sayılı Kararı ile; sanık ... hakkında rüşvet alma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında rüşvet verme suçundan mahkumiyet,

2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/1118 Esas, 2021/488 sayılı Kararı ile; sanıklar ... ve ... hakkındaki istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi, diğer sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak rüşvet verme suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanık ... hakkında bu suçtan açılan kamu davasında kurulan hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre Hazinenin resmi belgede sahtecilik, İçişleri Bakanlığının ise rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmedikleri, belirtilen suçlardan açılan kamu davalarında katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı, mahkemece Hazine yönünden usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen sanıklar ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan hükümlere karşı, katılan Hazine vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 09.03.2021 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2022/5240 Esas, 2023/9132 sayılı Kararı ile "5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği'' hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi için dosyanın tevdiine karar verildiği, bölge adliye mahkemesi tarafından katılan Hazine vekiline Dairemiz tevdi kararı doğrultusunda meşruhatlı tebligatın 11.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı nazara alındığında sanıklar ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekillerinin sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karara karşı temyiz başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak beraatlerine karar verilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararlarının 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanıklar ... ve ... müdafiinin vekalet ücretine hasren temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/610 sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252/2. maddesi delaletiyle 252/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, diğer sanıklar hakkında rüşvet verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 252/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/1118 Esas, 2021/488 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkındaki istinaf başvurularının hüküm fıkrasına katılan Hazine lehine vekalet ücreti eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine, diğer sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak beraatlerine karar verilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istemi; vekalet ücretinin hatalı hesaplandığına, Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm tarihi dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

2.Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasının talebe bağlı olmadığı gözetilerek hükmün bu yönden bozulması gerektiğine, sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3.Katılan İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında duruşmalardan haberdar edilmeden hüküm kurulduğuna, suçun konusu ve idarenin zararı nedeniyle verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendilerini vekille temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen sanıklar ... ve ... lehine vekalet ücretinin Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm tarihi nazara alınarak takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle İçişleri Bakanlığının sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme, katılan Hazine vekilinin sanıklardan ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve rüşvet alma, ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun ve ek Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/1118 Esas, 2021/488 sayılı Kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği Bölge Adliye Mahkemesine ait hüküm fıkrasındaki vekalet ücreti ile ilgili bölümün, "Kendilerini vekille temsil ettiren sanıklar ... ve ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 8.200,00'er TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanıklar ... ve ...'a ayrı ayrı, şahsi hak niteliğinde olan vekalet ücretine yönelik temyizi bulunmayan sanık ...'e ise 5.450,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak verilmesine,'' şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükümleri, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.12.2024 tarihinde karar verildi.

***