Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/116 E., 2022/1477 K.

SUÇ : Zincirleme tefecilik

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin kaldırılarak atıl suçtan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık ... müdafii Av. ...'nun duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2015/65 Esas, 2021/288 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zincirleme tefecilik suçundan beraat kararları verilmiştir.

2.Katılan vekili ile şikayetçi banka vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/116 Esas, 2022/1477 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanıkların zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 yıl 4'er ay hapis ve 110'ar tam gün karşılığı 2.200'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2 ve 3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar müdafiilerinin temyizleri, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulmuş olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

A.Sanıklar Mahmut, Orhan ve Yeşim haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.04.2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve suçun Türk Ceza Kanunu'nun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, bu bağlamda 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında aynı suçtan Adana 39. Asliye Ceza Mahkemesine 22.02.2019 tarih ve 2019/4890 Esas sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 18.05.2023 tarihli ve 2021/91 Esas, 2023/173 sayılı Karar ile sanığın zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2023/1146 Esas, 2023/1213 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla; anılan dosyanın aslı veya onaylı bir suretinin getirtilerek incelenmesi sonrasında dava konusu eylemler arasında irtibat bulunup bulunmadığının, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

1.Sanıklar Mahmut, Orhan ve Yeşim haklarında kurulan hükümlere yönelik incelemede;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/116 Esas, 2022/1477 sayılı Kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/116 Esas, 2022/1477 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi hükmü gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.

***