Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Sağlık Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra temyiz edilmesi karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek yapılan incelemede;

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanığın suça konu zimmet miktarını cebri icra yoluyla ödediği, gönüllü ödemede bulunmadığı, buna bağlı olarak da yasal şartları oluşmadığı halde hakkında 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması,

Zimmet miktarı olan 2.481,36 Türk Lirasının, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/8508 Esas, 2021/1875 Karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmuş ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında da açıklandığı üzere aleyhe temyiz bulunmayan ilk hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğunun gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanığın aleyhine temyiz bulunmayan 28.06.2016 tarihli hükümdeki kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***