Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : 1)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.07.2018 tarihli ve 2018/272 Esas, 2018/1904 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi,

2)Yargılamanın yenilenmesi kararı sonrası Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/649 Esas, 2022/375 sayılı Kararı ile Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2016/325 Esas, 2017/342 sayılı ek Kararının kaldırılması ile aynı mahkemenin 13.09.2017 tarihli ve 2016/325 Esas, 2017/342 sayılı ilk Kararının onaylanması.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 1136 sayılı Kanun'un 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1)Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2017 tarihli ve 2016/325 Esas, 2017/342 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca da hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2)Sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/272 Esas, 2018/1904 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3)Sanığın, yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilerek yeniden yapılan yargılanması sonucunda Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2016/325 Esas, 2017/342 sayılı ek Kararı ile zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 249 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca da hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

4)Katılan vekili ile sanık ve müdafiinin istinaf istemi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2022/649 Esas, 2022/375 sayılı Kararı ile Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2016/325 Esas, 2017/342 sayılı Ek Kararının kaldırılmasına ve 13.09.2017 tarihli ve 2016/325 Esas, 2017/342 sayılı Kararının onaylanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; üzerine atılı suçun güveni kötüye kullanma suçu olması gerektiğine, müvekkili sanığın Ankara 9. İcra Müdürlüğünden tahsil edilen bedel dışında bir tahsilat yapmadığına, katılanın bir zararının olmadığına, müvekkili sanığın kastının bulunmadığına, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağına ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

A)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2022/649 Esas, 2022/375 sayılı Kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:

Her ne kadar Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2019 tarihli ve 2016/325 Esas, 2017/342 sayılı ek Kararı ile sanığın yargılamanın yenilenmesi talebi kabule değer bulunmuş ve yeniden yargılama yapılarak değer azlığı sebebiyle indirim yapılmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulmuşsa da; sanık tarafından yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin yargılama aşamasında da değerlendirildiği ve yeni delil niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, yargılamanın yenilenmesi sonucunda sanık hakkında kurulan 17.06.2020 tarihli ek Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın kaldırılmasına ve 13.09.2017 tarihli ilk hükmün onaylanmasına ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

B)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/272 Esas, 2018/1904 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise:

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan ... ilişkisi nedeniyle gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b maddesine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

IV. KARAR

1)Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2022/649 Esas, 2022/375 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2)Başkaca yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/272 Esas, 2018/1904 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, ek Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.09.2024 tarihinde karar verildi.

***