Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2011 E., 2023/2222 K.

SUÇTAN ZARAR GÖREN : İçişleri Bakanlığı

SUÇ : Rüşvet almaya teşebbüs ve bu suça aracılık

HÜKÜM : İstinaf başvurularının doğrudan ve düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre sanıklardan ... ve ...'e isnat edilen rüşvet almaya aracılığa teşebbüs suçundan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının bu sanıklar yönünden kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre rüşvet almaya teşebbüs suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında bu suçtan açılan kamu davasında kurulan hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra temyiz edilmesi karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet almaya teşebbüs suçundan kurulan hükümleri, katılan Hazine vekilinin tüm sanıklar hakkında rüşvet almaya teşebbüs ve buna aracılık suçlarından kurulan hükümleri, sanık ... müdafiinin temyizinin beraat hükmünün gerekçesine yönelik olduğu ve temyizde hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından müvekkili hakkında kurulan hükmü, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ise sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre sanık ... müdafiinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2021/299 Esas, 2022/141 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'in rüşvet almaya teşebbüs suçundan beraatlerine, sanıklar ... ve ...'in rüşvet almaya aracılık etmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında, eylemlerinin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, sanık ...'in ise 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L, 35, 62 ve 52 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 1.395.360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2.Sanıklar müdafiilerinin, katılan Hazine vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşmasız yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2022/2011 Esas, 2023/2222 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının doğrudan, mahkumiyet ile ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin ise kaldırılarak sanıklar ... ve ...'ın atılı rüşvet almaya aracılığa teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine şeklinde hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların üzerlerine atılı suçları iddianamede açıklandığı gibi işlediklerine,

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; kurumlarının rüşvet suçundan zarar gördüğüne, yargılamadan haberdar edilmediklerine, sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; müvekkili aleyhinde herhangi bir delil olmadığına, lehine deliller olduğuna, bu nedenlerle CMK'nın 223/2-b madde-fıkra-bendinden beraat kararı verilmesi gerektiğine,

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri ise; dosyadaki delil durumuna göre ... dışındaki sanıkların atılı suçu işlediğine, sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün de duruşma açılmadan beraate çevrilmesinin usule aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen bölge adliye mahkemesinin beliren takdir ve kanaatinin usûl ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekilleri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR

A.İçişleri Bakanlığı vekilinin sanıklardan ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümlerde katılanlar vekilleri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2024 tarihinde karar verildi.

***