Logo

6. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ : 14.12.2020

SAYISI : 2021/260 E., 2022/961 K.

DAVA TARİHİ : 14.07.2016

HÜKÜM : Usulden Red

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/350 E., 2020/534 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının sahibi olduğu hayvan besi ve süt ürünleri tesisinin bakım işlerini yaptığını, davalının borcunu ödemediğini, davalı hakkında Susurluk İcra Müdürlüğünün 2016/429 E. sayılı takip dosyasında takip başlattıkları, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı hakkında % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, her iki tarafın tacir olması nedeniyle davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, hizmetten yararlananın müvekkilinin değil yetkilisi olduğu şirket olduğunu, müvekkilinin husumetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı yüklenicinin işten el çektiği günde yapılan işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre 118.492.37 TL olduğu, davalının tacir olmadığı, fatura içeriğinin kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, davalının davacı yükleniciye herhangi bir ödeme yapıldığını ispatlayamadığı, bu halde, iş bedelinden mahsup edilecek herhangi bir ödeme bulunmadığı, piyasa rayiçleri içinde KDV ve yüklenici karı da bulunduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının Susurluk İcra Müdürlüğünün 2016/429 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 118.492,37 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde kurulu yapının sahibinin davalı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan imalatların bedelinin düzenlenen faturadaki gibi 188.000,00 TL olduğunu, sadece 118.492,37 TL'nin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğinden hükmün hatalı olduğunu, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde kabul anlamına gelmemek kaydıyla keşfen belirlenen 118.492,37 TL'nin müvekkili tarafından ödenen 28.677,97 TL KDV ile birlikte toplam 147.170,34 TL olarak ya da keşif sonucu düzenlenen raporda yer aldığı gibi 139.820,99 TL olarak ve icra inkar tazminatıyla birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... ve ... isimli kişilerin işletmeyi protokolle devraldığını ve yaklaşık 6 ay işlettiklerini, akabinde çıkan anlaşmazlık neticesinde resmi devir işlemlerinin gerçekleşmediğini, davacı ile dava konusu imalat için anlaşanların ... ve ... olduğunu, müvekkilinin bu anlaşmadan haberinin dahi olmadığını, dava konusu işin müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.’nin faaliyet adresindeki çiftlikte yapıldığını, müvekkili ile davacı arasında işin yapılmasına dair yazılı veya sözlü bir anlaşma olmadığını, davacının iş ile alakalı anlaştığı şahıslardan ödeme almadığı varsayılsa dahi davanın şahıs olarak şirket yetkilisine değil imalatın yapıldığı adreste faaliyet gösteren ... Ltd.Şti.'ye karşı açılması gerektiğini, müvekkilinin tacir olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, işletmenin ... Süt Ürünleri Hayvancılık ... Gıda Tarım ve Zirai Ürünler Pazarlama San. Tic. Ltd.Şti. adına kayıtlı olduğu, işletmenin resmi olarak herhangi bir şahıs veya kuruluşa devrinin yapılmadığı, işletmenin mahallinde yapılan kontroldeyse işletmecisinin ... olduğu, davacı tarafça dava konusu işletmede yapılan işlerin anılan şirket adına yapıldığı, davalının dava dışı şirketin müdürü olup, davalının söz konusu işlerin yapıldığı taşınmazın maliki olmasının şirket müdürü olarak hareket ettiğini göstermeyeceği, husumetin dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 3681 parsel sayılı taşınmazın davalıya ait olduğunu, yapı kullanma izin belgesinin davalı adına düzenlendiğini, Susurluk İlçe Tarım Ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan kontrolde işletmecisinin ... olduğunun tespit edildiğini, dava konusu imalatların davalı ... ile yapılan anlaşma gereği davalıya ait taşınmaz üzerindeki binalarda yapıldığını, davalının şirket adına hareket ettiğini hiçbir zaman söylemediğini, müvekkilinin bir esnaf olarak anlaştığı kişi tarafından ifade edilmedikçe işletme sahibinin şahıs mı şirket mi olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, tanık beyanlarının taleplerini doğruladığını, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği gibi 28.677,97TL KDV ödemek zorunda kaldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda, niteliği ‘üzerinde inek ahırı, sağımhane ve samanlık bulunan tarla’ olan dava konusu taşınmazın davalıya ait olduğu, 10.07.2013 onay tarihli yapı kullanma izin belgesinde kullanma amacının hayvancılık tesisi olduğu ve yapı sahibinin davalı olduğu, Susurluk İlçe Tarım Ve Orman Müdürlüğü’nün 05.02.2019 tarihli tespit tutanağında işletmenin mahallinde yapılan kontrolde işletmecinin davalı olduğunun belirtildiği görülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığından bahisle pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre imalatın yapıldığı taşınmazın tapu malikinin davalı olduğu, yapı kullanma izin belgesinde yapı sahibinin davalı olduğunun belirtildiği, Susurluk İlçe Tarım Ve Orman Müdürlüğü’nün düzenlediği tutanakta aynı yerde faaliyet gösteren şirketin tek yetkilisinin davalı olduğu göz önünde bulundurularak taraflar arasında akdi ilişkinin ispatlandığı, bedel konusunda mutabakat bulunmasa da İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda imalat bedelinin yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre 118.492,37 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile icra takibine yapılan itirazın asıl alacak 118.492,37 TL yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Yukarıda, 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının davacı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***