"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1260 E., 2023/1935 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/148 E., 2023/7 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu İstanbul ili Şile ilçesi ... Mahallesi 1695 ada 3 parsel sayılı taşınmaz, 1975 yılında yapılan tesis kadastro çalışmaları sırasında orman olduğundan bahisle tespit dışı bırakılmıştır. Yörede ilk Orman Kadastrosu 1944 yılında 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılmıştır. Daha sonra 1977 yılında eski tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanun'unun 1744 sayılı kanunla değişik 2/B madde uygulamaları yapılmıştır. 2010 yılında 3402 sayılı Kanun'un 5831 sayılı kanunla getirilen Ek-4 maddesi gereğince 2/B madde alanlarının ölçü ve tespit işlemleri yapılarak ilan edilmiştir. Son olarak da 3402 sayılı kanunun geçici Ek-8. maddesi kapsamında evvelce tespit harici bırakılan yerlerin kadastrosu yapılarak 04.02.2020 tarihinde ilan edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şile ilçesi ... Mahallesi 1695 ada 3 nolu parselde bulunan taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit gördüğünü, davalının kullanımının bulunmadığını ve gerekli zilyetlik şartlarının oluşmadığını belirterek davalı şahıs adına yapılan tespitin iptal edilerek taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Davacı idare dava dilekçesinde taşınmazlar ilişkin Metropolitan alan ve nazım imar planı yapıldığını ve bu durumun zilyetlikle kazanıma engel oluşturduğundan bahsetmiş ise de, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 1980 yılında onaylanan ancak yürürlükte olmayan 1/50000 ölçekli Metropolitan Alan nazım imar planı olduğu, bu planın yürürlükten kaldırıldığı ve ayrıca dava konusu taşınmazın KK 17. maddesi çerçevesinde imar ihyasının 1940 yılı ile 1968 arasında tamamlanmış olduğu, 1968 yılındaki görüntüsü göz önüne alındığında bu tarihten öncesinde tarım arazisine dönüştürülmüş olduğu, komşu 2 nolu parselin de aynı görünümde olduğu ve aynı çalışma ile "kişi" adına tespit edilip tapusunun oluştuğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazın KK. 17. maddesi çerçevesinde imar ihyanın 1980 tarihinden 20 yıl önce gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. Bununla beraber yapılan keşifte dinlenen tüm beyanlarca taşınmazın davalılarca ve ataları tarafından tarım arazisi olarak ekonomik amaca uygun şekilde uzun yıllar kullandığı açık ve net bir şekilde anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın 1977 yılında yapılan orman tahdit çalışmasında tahdit dışı orman olmayan alanda bırakıldığı bu tahditin itirazsız kesinleştiği düşünüldüğünde de taşınmazın mevcut durumunun ise orman veya orman içi açıklık olarak vasıflandırılamayacağı aşikar olup, çekişmeli taşınmazın tamamının, bulunabilen en eski ve tüm hava fotografları ve memleket haritasından anlaşıldığı üzere imar ihyasının 1940 yıllarında başlandığı tarım arazisine dönüştürüldüğü ve davalının eklemeli olarak en az 1968 yılından bu yana davasız aralıksız eklemeli zilyetliği ve kullanımının ispat edilerek KK 14 ve devamındaki koşulların sağlandığı nedenleriyle" Hazine tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek hükmün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; "Mahkemece yapılan keşifte dava konusu taşınmazın ekili tarım arazisi niteliğinde olduğu, komşu tapulu arazi ile bütünlük arzettiğinin gözlemlendiği, dinlenen tespit bilirkişileri ve davalı tanıklarının beyanına göre dava konusu taşınmazın ilk kadastrosunun yapıldığı 1970 li yıllarda da tarım arazisi olarak kullanıldığı, taşınmazın davalıya babasından kaldığı, yulaf, arpa,mısır ve buğday ekildiğini beyan ettikleri, dosyaya sunulan 23/09/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 09/11/2022 tarihli ek raporda dava konusu taşınmazın 1940, 1968, 1973, 1984, 2006, 2013 ve 2017 yıllarına ait hava fotoğraflarında da yine açıklık görünümünde olduğu ve 1940'lı yıllardan beri tarımsal faaliyet amacıyla kullanıldığının rapor edildiği, dava konusu taşınmazın arazi kadastro çalışmalarının yapıldığı 1975 yılında dahi tarım arazisi olarak kullanıldığının anlaşıldığı görülmekle, davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından" davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili istinaf istemindeki gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.